<?xml version="1.0" encoding="iso-8859-9"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[SizinEv.Net - EviNize HoşGeldiniz - Tüm Forumlar]]></title>
		<link>http://sizinev.net/</link>
		<description><![CDATA[SizinEv.Net - EviNize HoşGeldiniz - http://sizinev.net]]></description>
		<pubDate>Fri, 12 Mar 2010 03:55:24 +0200</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Crossfire]]></title>
			<link>http://sizinev.net/showthread.php?tid=14224</link>
			<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 17:47:51 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://sizinev.net/showthread.php?tid=14224</guid>
			<description><![CDATA[2000 yılı başlarında Ankara'da çift gitar kullanımı yoğun, melodikolduğu kadar vurucu bir müzik ortaya koymayı hedefleyerek kurulan grup;Öz, Kaya ve Rıfat ile ilk çalışmalarına başladı ve zaman içinde"CROSSFIRE" adında karar kıldı. Çeşitli dönemlerde elemanların elindeolmadan ortaya çıkan şanssızlıklar grubu kadro değişikliklerinezorladı. Kaan ve Deniz uzun süre grupta yer aldılar. Sessiz geçen ikiyıl içerisinde piyasaya sürülmeyen kimi demo kayıtları alındı, besteçalışmaları hızlandı ve grubun devamlılığını sağlayacak, kalitesiniyükseltecek olan müzikal bakış açısı şekillendi. <br />
Ritim ağırlıklı, basın ve gitarların yoğun olarak kendilerinigösterdikleri müzikal yapıyı; iniş çıkışlarla, renkli ve değişken birsesin tamamlayacağını düşünen grubun yolu; o dönem yeni dağılmış olanTayga grubunda bas ve vokal görevini üstlenen Uğur ile kesişinceCrossfire; kendisini tamamlayacak parçayı yerine oturtmuş oldu. Ortayaçıkan müzik dinlemesi son derece keyifli, değişken temposu ve kalitelialt yapısıyla iyi işlenmiş, Amerikalı örneklere benzetebileceğimiz birsound idi. Bu beş kişilik kadro ile ilk büyük Crossfire canlıperformansı diyebileceğimiz 5.Ankara Rock Station Festivali'nde sahnealındı. Konserler; Konya Atatürk Spor Salonu'nda gerçekleşen KonyaMetal Daze Fest ile devam etti. <br />
Crossfire için dinleyiciye ulaşma zamanı gelmişti ve elemanlarbunun bilincinde olarak ilk bestelerin yer aldığı Decisions Of Hate,2002 yılının sonlarında raflarda yerini almıştı. Decisions Of Hate,Scharfschütze, Bloody Tears, Unfair, Sunday gibi grubun temelininatıldığı dönemin özelliklerine sahip beş parçanın yer aldığı EP'ye;daha önce çeşitli toplama CD çalışmalarında da yer alan parçalarıNightwolf parçası bonus olarak eklenmişti. Daha sonra bu parça grubunen sevilen parçalarından biri olarak, oluşacak fan hareketi için deisim babalığı yapacaktı. Sadece üç ilde satılmasına karşın bir yıliçerisinde tükenen EP, sınırlı bir sürüm için oldukça iyi rakamlaraulaştı. Çalışmalar hızlanmışken grubun kurucularından Öz'ün ailevinedenlerle gruptan ayrılması sonucu Can'ın kardeşi, Kerem gruptagitarist olarak yerini aldı. 6.Ankara Rock Station Festivali'nde uzunbir ara sonrası tekrar izleyicisi ile buluşan grup, bu performansı ilegerek yerli, gerekse yabancı basın tarafından festivalin en etkilibirkaç grubu arasında gösterildi. Bu başarılı konsere ait görüntülerdaha sonra bir video klip haline getirilerek grubun takipçilerineulaştırılacaktı. <br />
2003 yılı konserlerinde Slaves, The Forsaken, Nightwolf gibi yeniparçalarına yer veren Crossfire; 2004 için projelendirdikleri ilkalbümleri ile her konser daha fazla merak uyandırmaya başlamıştı. İdealkadrosunu kurup, müzikal yapısını şekillendirdiğini açıkça gösterenCrossfire; Almanya, Hamburg'da düzenlenen Metal Bash Fest 2003 için dekonuk olarak davet edildi. 26 Temmuz günü Neu Wulmstorf'da sahne alangrup, gelecekte işine yarayacak sağlam referanslar ile Türkiye'ye döndüve konserler farklı illerde ve farklı sahnelerde hız kesmeden devametti. Grup; kendinden bağımsız, gönüllü bir oluşum olarak kurulan FanKulübü Nightwolves desteğinde etkili şovlar sundu. <br />
2004 yazını kendi kayıt stüdyosu Raven'da ilk albüm "AggressionTreaty"nin kaydı ile geçiren grup, 13 parçalık albümünü 18 Mart 2005tarihi ve Atlantis Müzik etiketi ile piyasaya sürdü. İçindeki Geliboluparçasına adanarak bu tarihte çıkan albümün galası 20 Mart tarihindeÇanakkale'de gerçekleştirildi. <br />
Grup, son olarak kült Alman power metal grubu Running Wild içinhazırlanan saygı albümüne, grubun "Beggars' Night" parçasının kenditarzında yorumu ile katıldı. Bu saygı albümü Mayıs 2005'te Alman firmaRemedy Records etiketi ile tüm dünyada rafa çıkacak. <br />
CROSSFIRE, gerek yurt içi, gerekse yurt dışında kaliteden tavizvermeden ve kendini her geçen gün bir basamak daha yukarı taşıyarakemin adımlarla yoluna devam ediyor. Şimdiden yavaş yavaş şekillenmeyebaşlayan yeni Crossfire albümünün 2006 yılı başlarında hazırlanarak,sonbahar aylarında piyasaya çıkması hedefleniyor. <br />
<br />
Crossfire - Decisions Of Hate (EP) - 2002 (Raven Records)<br />
<br />
1- Decisions Of Hate <br />
2- Scharfschütze <br />
3- Bloody Tears <br />
4- Sunday <br />
5- Unfair <br />
6- Nightwolf (Bonus Track) <br />
<br />
Crossfire - Agression Treaty - 2005 (Atlantis Müzik) <br />
<br />
1-Aggression Treaty <br />
2-Slaves <br />
3-Eternal Lies (NonServiam) <br />
4-Dream Within A Dream <br />
5-Nightwolf <br />
6-Inner Conflict <br />
7-Gate <br />
8-The Forsaken <br />
9-Cold And Darkness <br />
10-Under Siege <br />
11-Gelibolu <br />
12-Unfair <br />
13-Don t Fool Me <br />
<br />
Uğur Bülent Aksoy - Bas & Vokal <br />
Kerem Besli - Gitar & Geri Vokal <br />
Kaya Sevinç - Gitar & Geri Vokal <br />
Can Besli - Davul <br />
Rıfat - Bas & Geri Vokal <br />
<br />
<br />
Bir çok sayıda birlikte konser verdiğimiz, bir çok şeyi birliktepaylaştığımız kardeşimiz Cem Saydam ile yollarımızı ayırıyoruz. Şuanakadar bizimle çalıştığı için kendi adıma ve grup adına teşekkürlerimiiletirim ve kadroda yer almasada bizimle birlikte olduğu için ayrıcadateşekkürler. Şuan çalıştığı  Sınıf 64 ve Since Yesterday gruplarına veCem Saydam'a başarılar dileriz, ayrıca bu grupları takip etmenizitavsiye ederim.<br />
<br />
Yeni albümün kayıtları hızla devam ediyor,Crossfire'ın yeni dönemimde konserlerde Arcane grubundan tanıdığınızCihan Manay artık bizimle birlikte pena sallayacak. Hoşgeldin Cihan.<br />
<br />
Kaya Sevinç.<br />
<br />
<br />
Bilgi: http://www.myspace.com/crossfirenet]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[2000 yılı başlarında Ankara'da çift gitar kullanımı yoğun, melodikolduğu kadar vurucu bir müzik ortaya koymayı hedefleyerek kurulan grup;Öz, Kaya ve Rıfat ile ilk çalışmalarına başladı ve zaman içinde"CROSSFIRE" adında karar kıldı. Çeşitli dönemlerde elemanların elindeolmadan ortaya çıkan şanssızlıklar grubu kadro değişikliklerinezorladı. Kaan ve Deniz uzun süre grupta yer aldılar. Sessiz geçen ikiyıl içerisinde piyasaya sürülmeyen kimi demo kayıtları alındı, besteçalışmaları hızlandı ve grubun devamlılığını sağlayacak, kalitesiniyükseltecek olan müzikal bakış açısı şekillendi. <br />
Ritim ağırlıklı, basın ve gitarların yoğun olarak kendilerinigösterdikleri müzikal yapıyı; iniş çıkışlarla, renkli ve değişken birsesin tamamlayacağını düşünen grubun yolu; o dönem yeni dağılmış olanTayga grubunda bas ve vokal görevini üstlenen Uğur ile kesişinceCrossfire; kendisini tamamlayacak parçayı yerine oturtmuş oldu. Ortayaçıkan müzik dinlemesi son derece keyifli, değişken temposu ve kalitelialt yapısıyla iyi işlenmiş, Amerikalı örneklere benzetebileceğimiz birsound idi. Bu beş kişilik kadro ile ilk büyük Crossfire canlıperformansı diyebileceğimiz 5.Ankara Rock Station Festivali'nde sahnealındı. Konserler; Konya Atatürk Spor Salonu'nda gerçekleşen KonyaMetal Daze Fest ile devam etti. <br />
Crossfire için dinleyiciye ulaşma zamanı gelmişti ve elemanlarbunun bilincinde olarak ilk bestelerin yer aldığı Decisions Of Hate,2002 yılının sonlarında raflarda yerini almıştı. Decisions Of Hate,Scharfschütze, Bloody Tears, Unfair, Sunday gibi grubun temelininatıldığı dönemin özelliklerine sahip beş parçanın yer aldığı EP'ye;daha önce çeşitli toplama CD çalışmalarında da yer alan parçalarıNightwolf parçası bonus olarak eklenmişti. Daha sonra bu parça grubunen sevilen parçalarından biri olarak, oluşacak fan hareketi için deisim babalığı yapacaktı. Sadece üç ilde satılmasına karşın bir yıliçerisinde tükenen EP, sınırlı bir sürüm için oldukça iyi rakamlaraulaştı. Çalışmalar hızlanmışken grubun kurucularından Öz'ün ailevinedenlerle gruptan ayrılması sonucu Can'ın kardeşi, Kerem gruptagitarist olarak yerini aldı. 6.Ankara Rock Station Festivali'nde uzunbir ara sonrası tekrar izleyicisi ile buluşan grup, bu performansı ilegerek yerli, gerekse yabancı basın tarafından festivalin en etkilibirkaç grubu arasında gösterildi. Bu başarılı konsere ait görüntülerdaha sonra bir video klip haline getirilerek grubun takipçilerineulaştırılacaktı. <br />
2003 yılı konserlerinde Slaves, The Forsaken, Nightwolf gibi yeniparçalarına yer veren Crossfire; 2004 için projelendirdikleri ilkalbümleri ile her konser daha fazla merak uyandırmaya başlamıştı. İdealkadrosunu kurup, müzikal yapısını şekillendirdiğini açıkça gösterenCrossfire; Almanya, Hamburg'da düzenlenen Metal Bash Fest 2003 için dekonuk olarak davet edildi. 26 Temmuz günü Neu Wulmstorf'da sahne alangrup, gelecekte işine yarayacak sağlam referanslar ile Türkiye'ye döndüve konserler farklı illerde ve farklı sahnelerde hız kesmeden devametti. Grup; kendinden bağımsız, gönüllü bir oluşum olarak kurulan FanKulübü Nightwolves desteğinde etkili şovlar sundu. <br />
2004 yazını kendi kayıt stüdyosu Raven'da ilk albüm "AggressionTreaty"nin kaydı ile geçiren grup, 13 parçalık albümünü 18 Mart 2005tarihi ve Atlantis Müzik etiketi ile piyasaya sürdü. İçindeki Geliboluparçasına adanarak bu tarihte çıkan albümün galası 20 Mart tarihindeÇanakkale'de gerçekleştirildi. <br />
Grup, son olarak kült Alman power metal grubu Running Wild içinhazırlanan saygı albümüne, grubun "Beggars' Night" parçasının kenditarzında yorumu ile katıldı. Bu saygı albümü Mayıs 2005'te Alman firmaRemedy Records etiketi ile tüm dünyada rafa çıkacak. <br />
CROSSFIRE, gerek yurt içi, gerekse yurt dışında kaliteden tavizvermeden ve kendini her geçen gün bir basamak daha yukarı taşıyarakemin adımlarla yoluna devam ediyor. Şimdiden yavaş yavaş şekillenmeyebaşlayan yeni Crossfire albümünün 2006 yılı başlarında hazırlanarak,sonbahar aylarında piyasaya çıkması hedefleniyor. <br />
<br />
Crossfire - Decisions Of Hate (EP) - 2002 (Raven Records)<br />
<br />
1- Decisions Of Hate <br />
2- Scharfschütze <br />
3- Bloody Tears <br />
4- Sunday <br />
5- Unfair <br />
6- Nightwolf (Bonus Track) <br />
<br />
Crossfire - Agression Treaty - 2005 (Atlantis Müzik) <br />
<br />
1-Aggression Treaty <br />
2-Slaves <br />
3-Eternal Lies (NonServiam) <br />
4-Dream Within A Dream <br />
5-Nightwolf <br />
6-Inner Conflict <br />
7-Gate <br />
8-The Forsaken <br />
9-Cold And Darkness <br />
10-Under Siege <br />
11-Gelibolu <br />
12-Unfair <br />
13-Don t Fool Me <br />
<br />
Uğur Bülent Aksoy - Bas & Vokal <br />
Kerem Besli - Gitar & Geri Vokal <br />
Kaya Sevinç - Gitar & Geri Vokal <br />
Can Besli - Davul <br />
Rıfat - Bas & Geri Vokal <br />
<br />
<br />
Bir çok sayıda birlikte konser verdiğimiz, bir çok şeyi birliktepaylaştığımız kardeşimiz Cem Saydam ile yollarımızı ayırıyoruz. Şuanakadar bizimle çalıştığı için kendi adıma ve grup adına teşekkürlerimiiletirim ve kadroda yer almasada bizimle birlikte olduğu için ayrıcadateşekkürler. Şuan çalıştığı  Sınıf 64 ve Since Yesterday gruplarına veCem Saydam'a başarılar dileriz, ayrıca bu grupları takip etmenizitavsiye ederim.<br />
<br />
Yeni albümün kayıtları hızla devam ediyor,Crossfire'ın yeni dönemimde konserlerde Arcane grubundan tanıdığınızCihan Manay artık bizimle birlikte pena sallayacak. Hoşgeldin Cihan.<br />
<br />
Kaya Sevinç.<br />
<br />
<br />
Bilgi: http://www.myspace.com/crossfirenet]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Whisky]]></title>
			<link>http://sizinev.net/showthread.php?tid=14223</link>
			<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 17:36:14 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://sizinev.net/showthread.php?tid=14223</guid>
			<description><![CDATA[Whisky 1980 yılında Kamil Özaydın tarafından kuruldu. Topluluğun amacıTürkiye'de eksikliği duyulan rock müzik kültürünü geniş kitlelereulaştırmaktı. Tüm maddi ve manevi güçlüklere rağmen toplulukçalışmalarını aralıksız sürdürerek günümüze ulaştı. 1982 yılında TRTdenetiminden geçen "Bak biz genciz" parçası ile ekranlardan genişkitlelere ulaştı. 1986 yılında Türkiye'nin ilk Türkçe sözlü Babaanneadlı rock albümünü yayınladı./<br />
<br />
Grup Elemanları<br />
-Serdar Çokuslu<br />
-Taner Keleş<br />
-Aydın Şeref<br />
-Eser Taşkıran<br />
-Volkan Konya<br />
<br />
Discography<br />
-Babaanne (1986)<br />
-Ateş Suyu (1993)<br />
-Güneşin Tahtı (1996)<br />
-Dünyanın Kapısı (1998)<br />
<br />
<br />
Grupla ilgili daha fazla bilgi için;<br />
<br />
http://www.whisky-tr.com/v2/index.php<br />
<br />
<br />
Ülkemiz Heavy Metalinin en önemli gruplarından birisi.1979 yılında kurulmuş Heavy Metal gubudur aynı zamanda.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Whisky 1980 yılında Kamil Özaydın tarafından kuruldu. Topluluğun amacıTürkiye'de eksikliği duyulan rock müzik kültürünü geniş kitlelereulaştırmaktı. Tüm maddi ve manevi güçlüklere rağmen toplulukçalışmalarını aralıksız sürdürerek günümüze ulaştı. 1982 yılında TRTdenetiminden geçen "Bak biz genciz" parçası ile ekranlardan genişkitlelere ulaştı. 1986 yılında Türkiye'nin ilk Türkçe sözlü Babaanneadlı rock albümünü yayınladı./<br />
<br />
Grup Elemanları<br />
-Serdar Çokuslu<br />
-Taner Keleş<br />
-Aydın Şeref<br />
-Eser Taşkıran<br />
-Volkan Konya<br />
<br />
Discography<br />
-Babaanne (1986)<br />
-Ateş Suyu (1993)<br />
-Güneşin Tahtı (1996)<br />
-Dünyanın Kapısı (1998)<br />
<br />
<br />
Grupla ilgili daha fazla bilgi için;<br />
<br />
http://www.whisky-tr.com/v2/index.php<br />
<br />
<br />
Ülkemiz Heavy Metalinin en önemli gruplarından birisi.1979 yılında kurulmuş Heavy Metal gubudur aynı zamanda.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Hazerfen]]></title>
			<link>http://sizinev.net/showthread.php?tid=14222</link>
			<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 17:29:18 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://sizinev.net/showthread.php?tid=14222</guid>
			<description><![CDATA[HAZERFAN grubu oryantal ve progresif rock etkilenimleri olan orjinal heavy rock müzik yapmaktadır.<br />
<br />
HAZERFAN1998 yılında Murat Bayhan ve Göktan Kural tarafından Bonustrack ismiylekuruldu. Bayhan ve Kural daha once sırasıyla Stormbringer (powermetal), Lethargy (power metal), Time Machine (cover) gruplarını dabirlikte kurmuş ve calışmışlardı.<br />
<br />
Stormbringer ve Lethargygruplarında tamamen kendilerine ait power metal türünde parçalarbestelemiş ve icra etmişlerdi. Bu gruplar ODTÜ de ve birkaç festivaldesahne aldılar.<br />
<br />
Tek cover calışmaları olan Time Machine adlıgrupla 1996-1998 arası Ankara da Gölge Bar, Alesta ve Saklikent&#8217; teDeep Purple, Led Zeppelin, Cream , Hendrix gibi 70 li yılların efsanegruplarının parçalarını uzun doğaçlama pasajlar ekleyerek icra etmis vekendilerinden sonraki bir çok grubu etkileyerek bu tarzı yapmayaçalışmalarında önemli bir faktör olmuşlardır.<br />
<br />
1998 yılında barortamından sıkılan Bayhan ve Kural bu kez gene orjinal parçalar yapmaamacıyla Bonustrack yani şimdiki adıyla HAZERFAN&#8217; ı kurdular. Eski Raingrubunun basçısı Levent Doruk aralarına katılana kadar bir kaç parçabestelenmiş ve çalınmaya hazır hale gelmişti. Doruk&#8217; unda katılımıylabeste ve kayıt çalışmalarına hız verildi ve ORIENTATION adlı grubun ilkdemosu hazırlandı.<br />
<br />
Orientation&#8217; ı yurtdışında plak şirketlerinegönderen grup buralardan birçok olumlu eleştiri ve övgü topladı.Amerikalı Independent plak şirketi Falcata Galia Recordings grubundemosunu çok beğenerek albümlerini yayınlama kararında olduğunuaçıklamasıyla HAZERFAN 2002 yılında Ankara da CSM Stüdyolarında kayıtmühendisi Ahmet Bozacı ve teknisyen Mert Samur eşliğinde LOST NOWHEREadlı albümlerinin kayıtlarına başladılar.<br />
<br />
Grup 2003 senesindeAmerikalı Beth Hada&#8217; yı bir çok aday arasından seçerek kadrosunaekledi. Özellikle Beth Hada&#8217; nın vokal kapasitesi ve şarkı sözlerindekitemalar diğer adaylardan ayrılmasını sağladı. Beth Hada&#8217; nında grubuylakatılmasıyla CSM stüdyolarında kaydını bitirdikleri LOST NOWHEREalbümün yeniden vokal kayıtlarına başlanıldı.<br />
<br />
HAZERFAN grubu2003 yaz sonundan başlayarak bu ana kadar Amerikada San Francisco,Berkeley, Campbell, Fairfax kentlerinde konserler düzenledi.<br />
<br />
<br />
alıntıdır...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[HAZERFAN grubu oryantal ve progresif rock etkilenimleri olan orjinal heavy rock müzik yapmaktadır.<br />
<br />
HAZERFAN1998 yılında Murat Bayhan ve Göktan Kural tarafından Bonustrack ismiylekuruldu. Bayhan ve Kural daha once sırasıyla Stormbringer (powermetal), Lethargy (power metal), Time Machine (cover) gruplarını dabirlikte kurmuş ve calışmışlardı.<br />
<br />
Stormbringer ve Lethargygruplarında tamamen kendilerine ait power metal türünde parçalarbestelemiş ve icra etmişlerdi. Bu gruplar ODTÜ de ve birkaç festivaldesahne aldılar.<br />
<br />
Tek cover calışmaları olan Time Machine adlıgrupla 1996-1998 arası Ankara da Gölge Bar, Alesta ve Saklikent&#8217; teDeep Purple, Led Zeppelin, Cream , Hendrix gibi 70 li yılların efsanegruplarının parçalarını uzun doğaçlama pasajlar ekleyerek icra etmis vekendilerinden sonraki bir çok grubu etkileyerek bu tarzı yapmayaçalışmalarında önemli bir faktör olmuşlardır.<br />
<br />
1998 yılında barortamından sıkılan Bayhan ve Kural bu kez gene orjinal parçalar yapmaamacıyla Bonustrack yani şimdiki adıyla HAZERFAN&#8217; ı kurdular. Eski Raingrubunun basçısı Levent Doruk aralarına katılana kadar bir kaç parçabestelenmiş ve çalınmaya hazır hale gelmişti. Doruk&#8217; unda katılımıylabeste ve kayıt çalışmalarına hız verildi ve ORIENTATION adlı grubun ilkdemosu hazırlandı.<br />
<br />
Orientation&#8217; ı yurtdışında plak şirketlerinegönderen grup buralardan birçok olumlu eleştiri ve övgü topladı.Amerikalı Independent plak şirketi Falcata Galia Recordings grubundemosunu çok beğenerek albümlerini yayınlama kararında olduğunuaçıklamasıyla HAZERFAN 2002 yılında Ankara da CSM Stüdyolarında kayıtmühendisi Ahmet Bozacı ve teknisyen Mert Samur eşliğinde LOST NOWHEREadlı albümlerinin kayıtlarına başladılar.<br />
<br />
Grup 2003 senesindeAmerikalı Beth Hada&#8217; yı bir çok aday arasından seçerek kadrosunaekledi. Özellikle Beth Hada&#8217; nın vokal kapasitesi ve şarkı sözlerindekitemalar diğer adaylardan ayrılmasını sağladı. Beth Hada&#8217; nında grubuylakatılmasıyla CSM stüdyolarında kaydını bitirdikleri LOST NOWHEREalbümün yeniden vokal kayıtlarına başlanıldı.<br />
<br />
HAZERFAN grubu2003 yaz sonundan başlayarak bu ana kadar Amerikada San Francisco,Berkeley, Campbell, Fairfax kentlerinde konserler düzenledi.<br />
<br />
<br />
alıntıdır...]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Moğollar]]></title>
			<link>http://sizinev.net/showthread.php?tid=14221</link>
			<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 17:27:52 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://sizinev.net/showthread.php?tid=14221</guid>
			<description><![CDATA[1967'de Silüetler'de çalışan Aziz Azmet ve Murat ses, aynı yıl SelçukAlagöz grubunda Çalışan Cahit Berkay ve Engin Yörükoğlu ile tanışır,hepside çalıştıkları gruplarda yaptıkları müziğin kendi yapmakistedikleri müzik olmadığını düşünmektedirler beraber bir grupoluşturmaya karar verirler. Aralarına vahşi kediler grubunun basçısıHaluk Kunt'uda alıp, Moğollar ismi ile çalışmaya başlarlar.<br />
<br />
Kısabir süre sonra yine bir ara Selçuk Alagöz grubunda çalışmış olan veAlmanyada Cem Karaca Apaşlarla yaptığı turneden dönen Hasan Sel, HalukKunt'un yerini alır. İlk 45'likleri "Eastern Love/Artık çok geç" ,Şubat 68'de çıkar. Bu plağın hemen ardından"Mektup/Lazy John"u yapangrup, Haziranda Altın Mikrofon yarışmasına katılır ve "Ilgaz" ileüçüncü olur. Bu başarı ve ardından çıkan 45'lik Moğollar adının dahaçok insan tarafından duyulmasını sağlar.<br />
<br />
Konserler verirler.İlginç konserlerdir bunlar; örneğin, Diskotek dergisi tarafından 3Nisan 1968'de İstanbul Fitaş sineması'nda düzenlenen, Haramiler veKaygısızların da katıldığı konsere "silindir şapkaları, uzun siyahfrakları ile üç keman bir viyolonsel ve bir trompet eşliğinde" çıkarMoğollar elemanları. İlk solo konserlerini ise 19 Ekim 1968'de İstanbulFitaş Sineması'nda verirler. Yabancı şarkıların yanı sıra kendibestelerini de seslendiren Moğollar, konserlerinde büyük ilgi görür.<br />
<br />
Ünleriİstanbul dışına çıkar, Anadolu'ya ulaşır. Aynı tarihlerde dördüncüplaklarını çıkaran Moğollar 1968'i tanınmış bir grup olarak kapatır.1969 yılının Şubat ayında grupta bir eleman değişimi yaşanır. Hasan Selayrılır, yerine Taner Öngür girer. Moğollar, 1969 yılını, neredeyse tümTürkiyeyi kapsayan büyük bir turneyle geçirir. Bu turne sırasındayaşadıkları onların müziğinde önemli bir değişime neden olur.<br />
<br />
Turneöncesinde İstanbul'da verdikleri konserlerde kimi türkü düzenlemelerive halk müziği sazlarını kullanmaları ilgi görür, fakat bu turneMoğollar'ın Anadoluyu yakından tanımalarını sağlar, bu da onlarıntarzlarının daha belirginleşmesini gerçekleştirir. Ve Moğollar bu tarzabir isim verirler : Anadolu Pop. Bu adı ilk telaffuz eden TanerÖngür'dür ve Mart 1970'de Hey dergisine bu adı seçmelerinin nedenini veamaçlarını açıklayacaktır:"...ispatlamak istediğimiz, halk müziğimizinçok sesli bir ruha sahip olması. Ayrıca folklorumuzdaki dinamizm'in popmüziğin dinamiğine yakın olması...Geri kalmış popüler müziğimizin ileriteknik ve zengin folklorumuzla birleşmesiyle bir kişilik kazanması...."<br />
<br />
Moğollar,bu açıklamayı yaptıkları tarihlerde, Anadolu Pop'un yalnızcadüzenlemelerden ibaret olmadığını ve bu tarzda beste deyapılabileceğini kanıtlamak için bir 45'lik çıkarırlar "Dağ veçocuk/İmece" her iki parça da yerli melodi ve ritimlerden yolaçıkılarak yapılmış bestelerdir, büyük ilgi görür. Böylece Moğollar,Anadolu Pop'un yaratıcıları, "Dağ ve çocuk" ta bestelenmiş ilk AnadoluPop hit'i olarak tarihteki yerini alır.<br />
<br />
Temmuz 1970'te bireleman değişikliği daha yaşanır, Aziz Azmet gruptan ayrılıp soloçalışmaya başlar ve o sıralarda yeni isim yapmaya başlayan Üç Hürel ilebir süre çalışır. Yerine Ersen katılır. Ersenle "Ternek"45liğiniyaparlar, ancak bu birliktelik uzun sürmez. 1970 ağustos sonunda,Moğollar Ersen'den ayrılır ve Paris'e gider.<br />
<br />
Paris'te Moğollar,CBS firması ile üç yıllık bir anlaşma imzalar ve bir 45'lik "Behind thedark/Hitchin" yaparlar, ayrıca "Guild international du disque"isimlibir plak şirketine bir albüm yaparlar. Bu albüm "Danses et Rythmes dela Turquie-d'Hier d'Aujourd'hui"1971 yılında "Academie Charles Cros"büyük plak ödülünü alır.<br />
<br />
Bu arada Moğollar Paris'te o tarihlerdeBelçikada yaşamakta olan Barış Manço ile karşılaşırlar ve onunlaçalışmaya başlarlar. Kurdukları birlikteliğe "Manchomongol"adınıverirler. Barış Manço, bu konuda Hey dergisine şunları söyler otarihlerde : "Artık biz bir bütünüz. Ne ben Moğollar'ın şarkıcısıyım,ne de onlar benim grubum.Yepyeni bir grup olduk. Adımız MançoMongol.Kafaca anlaşan, aynı fikir seviyesine gelmiş olan bizler,yaptıklarımızın daha iyi olması için, sesimizi bütün dünyaya kuvvetliceduyurabilmek için, başbaşa vermenin zamanı geldiğini anladık. Ancak buböyle olmaz. Birlikte Türkiyeye dönen Barış Manço ve Moğollar, dört aydeğişik yörelerde konserler verdikten sonra ayrılır. Geriye beraberyaptıkları iki 45'lik plak kalır.<br />
<br />
Bu arada Moğollar'ın Paris'tedoldurdukları albüm Mart 1971'de Academie Charles Cross ödülünü alır.Türkiyede büyük yankısı olur bu ödülün. Örneğin Hürriyet gazetesi tamsayfa olarak duyurur bu haberi "Moğollar'ın davul ve zurna iledoldurduğu plak Akademi armağanı aldı." Aynı tarihlerde, yine Paris'teCBS firmasından çıkan 45'lik "Behind the dark/Hitchin" şöyle sunulurdinleyiciye : "Pikabınızın kolunu plağın üstüne koyup dinlemeyebaşladığınız anda Doğu'dan gelen bir grubun varlığını anlayacaksınız.Moğollar, bir çeşit 'sitar' olan bağlama'yı pop müziğine iyiuygulamaları ile dikkati çekiyor. Öğütleyebileceğimiz tek şey, yalnızcaTürklerin bildiği bu ritmin akışına, sihirine kendinizi bırakmanız."<br />
<br />
BarışManço'dan ayrıldıktan sonra tekrar Paris'e dönen Moğollar, bu kez EnginYörükoğlu'nu orada bırakarak Türkiye'ye döner.Yörükoğlu ani birkararla, 31 Temmuz 1971'de Dominique Meraud ile evlenerek Paris'eyerleşir. Bu beklenmedik ayrılık Mavi Işıklar'ın davulcusu Ayzer Dangaile telafi edilmeye çalışılır, bir sene bu format'ta gider."Alageyikdestanı/Moğol halayı" 45'liği bu dönemde yapılır.<br />
<br />
Ancak Ağustos1972'de Murat Ses gruptan ayrılır. Bu arada Selda ile bir 45'lik yaparMoğollar. Daha sonra Ersen gruba yeniden katılır. Eylül 1972'de ilginçbir olay yaşanır : Cem Karaca ile çalışan Kardaşlar, Ersen ile çalışanMoğollar solistlerini değişirler. Bu görülmedik olay Moğolların tekrargündeme gelmesini sağlar. Cem Karaca ve Moğollar güçlü bir birliktelikoluşturmuş ve uzun sürecek bir dostluğun temeli atılmış olur, çeşitlikonser turneleri ve plak çalışmalarıyla geçen iki senelik bir zamansonunda bu defa Taner Öngür ile Ayzer Danga Moğollar'dan ayrılır.Eskilerden bir tek Cahit Berkay kalmıştır. Bu arada Cem Karaca veMoğollar'ın en önemli parçalarından biri "Namus Belası "çıkar piyasaya.<br />
<br />
Birsüre sonra Cahit Berkay Moğollar'ı dağıtıp Fransa'ya gider orada EnginYörükoğlu ile buluşur, yanlarına katılan çeşitli müzisyenlerle Moğollaradı altında iki albüm ve bir 45'lik yaparlar. 1974 sonu ile 1976yılları arasında Cahit Berkay ve Engin Yörükoğlunun sürdürdüğü moğollar1976'da çalışmalarına son verir, bu dönemden kalan en önemli albüm,Fransa'da RCA firmasından çıkan "Hitit Sun" Türkiyede "Düm - Tek" tirbu albümde Cahit Berkay'ın enstrümental besteleri Anadolu Pop'tan jazzrock'a doğru yönelmeyi işaretlemektedir.<br />
<br />
1976'dan sonra yalnızcabireysel çalışmalarını sürdürür 'çekirdek' Moğollar elemanları. CahitBerkay, filim müzikleri yapar aradaki yıllarda.'90'larda, Cem Karaca veUğur Dikmen'le Rock kumpanyası adlı grubu kurar, birlikte iki albümyaparlar. Engin Yörükoğlu, Fransada çeşitli jazz grupları kurar,sonraları İstanbul'da Jazz Stop isimli bir kulüp açarak orada çalmayabaşlar. Taner Öngür ise Dostlar ve Cem Karaca Dervişhan'da çalışır birsüre. Daha sonra Almanya'ya yerleşir. 1992'de Türkiye'ye döner, "Alarm"isimli ilk ve tek solo albümünü çıkartır. Murat Ses, Kurtalan expres'leçalışır, bir ara kısa sürelerle Dostlar ve Dervişhan'la çalışır, kendigrubu Ağrı dağı efsanesini kurar,sonraları Avusturya'ya yerleşen Ses,halen orada yaşamaktadır. Avusturyada, New Age denilebilecek bir tarzdaüç albüm yapmıştır bu güne kadar.<br />
<br />
1992'de bir televizyonprogramında dinlediği Moğollar'dan etkilenen Leman dergisiçizerlerinden Kaan Ertem, "Moğollar tekrar bir araya gelsin" çağrısıylabir imza kampanyası açar .4000'den fazla imza toplanır bu kampanyadahilinde.Cahit Berkay, Taner Öngür ve Engin Yörükoğlu arada bir biraraya gelip bu konuyu görüşürler, yeniden Moğollar'ı kurmak konusundatereddütleri vardır, ancak kampanya'ya gelen mektuplar onlara cesaretverir.Yanlarına genç bir müzisyen Serhat Ersöz'ü alarak, 31 Mayıs1993'te İstanbul Cemal Reşit Rey konser salonunda verdikleri muhteşembir konserle geri dönerler. 1994'te "Moğollar94" , 1996'da "Dört Renk", 1998'de "30.yıl" 2000'de " 1968 -2000" albümlerini çıkarırlar.<br />
<br />
Albümleri /Diskografi<br />
<br />
Kaleden Kaleye Şahin Uçurdum / Ilgaz Eastern Love / Artık Çok Geç<br />
Dağ Ve Çocuk / İmece<br />
Hitchin / Behind The Dark<br />
Ternek / Haliç'te Güneşin Batışı (Ersen'le birlikte)<br />
Garip Çoban / Berkay Oyun Havası<br />
Behind The Dark / Madımak / Lorke<br />
Hitchin / Hamsi<br />
Alageyik Destanı / Moğol Halayı<br />
Anadolu Pop<br />
Hitchin<br />
Hitit Sun<br />
Tanrıların Arabaları / Bu Nasıl Dünya?<br />
Düm-tek<br />
Moğollar<br />
Anılarla<br />
Anadolupop 70'li Yıllar<br />
Moğollar'94<br />
Dört Renk<br />
30. Yıl<br />
Moğollar 1968-2000<br />
Yürüdük Durmadan												<br />
<br />
alıntıdır...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[1967'de Silüetler'de çalışan Aziz Azmet ve Murat ses, aynı yıl SelçukAlagöz grubunda Çalışan Cahit Berkay ve Engin Yörükoğlu ile tanışır,hepside çalıştıkları gruplarda yaptıkları müziğin kendi yapmakistedikleri müzik olmadığını düşünmektedirler beraber bir grupoluşturmaya karar verirler. Aralarına vahşi kediler grubunun basçısıHaluk Kunt'uda alıp, Moğollar ismi ile çalışmaya başlarlar.<br />
<br />
Kısabir süre sonra yine bir ara Selçuk Alagöz grubunda çalışmış olan veAlmanyada Cem Karaca Apaşlarla yaptığı turneden dönen Hasan Sel, HalukKunt'un yerini alır. İlk 45'likleri "Eastern Love/Artık çok geç" ,Şubat 68'de çıkar. Bu plağın hemen ardından"Mektup/Lazy John"u yapangrup, Haziranda Altın Mikrofon yarışmasına katılır ve "Ilgaz" ileüçüncü olur. Bu başarı ve ardından çıkan 45'lik Moğollar adının dahaçok insan tarafından duyulmasını sağlar.<br />
<br />
Konserler verirler.İlginç konserlerdir bunlar; örneğin, Diskotek dergisi tarafından 3Nisan 1968'de İstanbul Fitaş sineması'nda düzenlenen, Haramiler veKaygısızların da katıldığı konsere "silindir şapkaları, uzun siyahfrakları ile üç keman bir viyolonsel ve bir trompet eşliğinde" çıkarMoğollar elemanları. İlk solo konserlerini ise 19 Ekim 1968'de İstanbulFitaş Sineması'nda verirler. Yabancı şarkıların yanı sıra kendibestelerini de seslendiren Moğollar, konserlerinde büyük ilgi görür.<br />
<br />
Ünleriİstanbul dışına çıkar, Anadolu'ya ulaşır. Aynı tarihlerde dördüncüplaklarını çıkaran Moğollar 1968'i tanınmış bir grup olarak kapatır.1969 yılının Şubat ayında grupta bir eleman değişimi yaşanır. Hasan Selayrılır, yerine Taner Öngür girer. Moğollar, 1969 yılını, neredeyse tümTürkiyeyi kapsayan büyük bir turneyle geçirir. Bu turne sırasındayaşadıkları onların müziğinde önemli bir değişime neden olur.<br />
<br />
Turneöncesinde İstanbul'da verdikleri konserlerde kimi türkü düzenlemelerive halk müziği sazlarını kullanmaları ilgi görür, fakat bu turneMoğollar'ın Anadoluyu yakından tanımalarını sağlar, bu da onlarıntarzlarının daha belirginleşmesini gerçekleştirir. Ve Moğollar bu tarzabir isim verirler : Anadolu Pop. Bu adı ilk telaffuz eden TanerÖngür'dür ve Mart 1970'de Hey dergisine bu adı seçmelerinin nedenini veamaçlarını açıklayacaktır:"...ispatlamak istediğimiz, halk müziğimizinçok sesli bir ruha sahip olması. Ayrıca folklorumuzdaki dinamizm'in popmüziğin dinamiğine yakın olması...Geri kalmış popüler müziğimizin ileriteknik ve zengin folklorumuzla birleşmesiyle bir kişilik kazanması...."<br />
<br />
Moğollar,bu açıklamayı yaptıkları tarihlerde, Anadolu Pop'un yalnızcadüzenlemelerden ibaret olmadığını ve bu tarzda beste deyapılabileceğini kanıtlamak için bir 45'lik çıkarırlar "Dağ veçocuk/İmece" her iki parça da yerli melodi ve ritimlerden yolaçıkılarak yapılmış bestelerdir, büyük ilgi görür. Böylece Moğollar,Anadolu Pop'un yaratıcıları, "Dağ ve çocuk" ta bestelenmiş ilk AnadoluPop hit'i olarak tarihteki yerini alır.<br />
<br />
Temmuz 1970'te bireleman değişikliği daha yaşanır, Aziz Azmet gruptan ayrılıp soloçalışmaya başlar ve o sıralarda yeni isim yapmaya başlayan Üç Hürel ilebir süre çalışır. Yerine Ersen katılır. Ersenle "Ternek"45liğiniyaparlar, ancak bu birliktelik uzun sürmez. 1970 ağustos sonunda,Moğollar Ersen'den ayrılır ve Paris'e gider.<br />
<br />
Paris'te Moğollar,CBS firması ile üç yıllık bir anlaşma imzalar ve bir 45'lik "Behind thedark/Hitchin" yaparlar, ayrıca "Guild international du disque"isimlibir plak şirketine bir albüm yaparlar. Bu albüm "Danses et Rythmes dela Turquie-d'Hier d'Aujourd'hui"1971 yılında "Academie Charles Cros"büyük plak ödülünü alır.<br />
<br />
Bu arada Moğollar Paris'te o tarihlerdeBelçikada yaşamakta olan Barış Manço ile karşılaşırlar ve onunlaçalışmaya başlarlar. Kurdukları birlikteliğe "Manchomongol"adınıverirler. Barış Manço, bu konuda Hey dergisine şunları söyler otarihlerde : "Artık biz bir bütünüz. Ne ben Moğollar'ın şarkıcısıyım,ne de onlar benim grubum.Yepyeni bir grup olduk. Adımız MançoMongol.Kafaca anlaşan, aynı fikir seviyesine gelmiş olan bizler,yaptıklarımızın daha iyi olması için, sesimizi bütün dünyaya kuvvetliceduyurabilmek için, başbaşa vermenin zamanı geldiğini anladık. Ancak buböyle olmaz. Birlikte Türkiyeye dönen Barış Manço ve Moğollar, dört aydeğişik yörelerde konserler verdikten sonra ayrılır. Geriye beraberyaptıkları iki 45'lik plak kalır.<br />
<br />
Bu arada Moğollar'ın Paris'tedoldurdukları albüm Mart 1971'de Academie Charles Cross ödülünü alır.Türkiyede büyük yankısı olur bu ödülün. Örneğin Hürriyet gazetesi tamsayfa olarak duyurur bu haberi "Moğollar'ın davul ve zurna iledoldurduğu plak Akademi armağanı aldı." Aynı tarihlerde, yine Paris'teCBS firmasından çıkan 45'lik "Behind the dark/Hitchin" şöyle sunulurdinleyiciye : "Pikabınızın kolunu plağın üstüne koyup dinlemeyebaşladığınız anda Doğu'dan gelen bir grubun varlığını anlayacaksınız.Moğollar, bir çeşit 'sitar' olan bağlama'yı pop müziğine iyiuygulamaları ile dikkati çekiyor. Öğütleyebileceğimiz tek şey, yalnızcaTürklerin bildiği bu ritmin akışına, sihirine kendinizi bırakmanız."<br />
<br />
BarışManço'dan ayrıldıktan sonra tekrar Paris'e dönen Moğollar, bu kez EnginYörükoğlu'nu orada bırakarak Türkiye'ye döner.Yörükoğlu ani birkararla, 31 Temmuz 1971'de Dominique Meraud ile evlenerek Paris'eyerleşir. Bu beklenmedik ayrılık Mavi Işıklar'ın davulcusu Ayzer Dangaile telafi edilmeye çalışılır, bir sene bu format'ta gider."Alageyikdestanı/Moğol halayı" 45'liği bu dönemde yapılır.<br />
<br />
Ancak Ağustos1972'de Murat Ses gruptan ayrılır. Bu arada Selda ile bir 45'lik yaparMoğollar. Daha sonra Ersen gruba yeniden katılır. Eylül 1972'de ilginçbir olay yaşanır : Cem Karaca ile çalışan Kardaşlar, Ersen ile çalışanMoğollar solistlerini değişirler. Bu görülmedik olay Moğolların tekrargündeme gelmesini sağlar. Cem Karaca ve Moğollar güçlü bir birliktelikoluşturmuş ve uzun sürecek bir dostluğun temeli atılmış olur, çeşitlikonser turneleri ve plak çalışmalarıyla geçen iki senelik bir zamansonunda bu defa Taner Öngür ile Ayzer Danga Moğollar'dan ayrılır.Eskilerden bir tek Cahit Berkay kalmıştır. Bu arada Cem Karaca veMoğollar'ın en önemli parçalarından biri "Namus Belası "çıkar piyasaya.<br />
<br />
Birsüre sonra Cahit Berkay Moğollar'ı dağıtıp Fransa'ya gider orada EnginYörükoğlu ile buluşur, yanlarına katılan çeşitli müzisyenlerle Moğollaradı altında iki albüm ve bir 45'lik yaparlar. 1974 sonu ile 1976yılları arasında Cahit Berkay ve Engin Yörükoğlunun sürdürdüğü moğollar1976'da çalışmalarına son verir, bu dönemden kalan en önemli albüm,Fransa'da RCA firmasından çıkan "Hitit Sun" Türkiyede "Düm - Tek" tirbu albümde Cahit Berkay'ın enstrümental besteleri Anadolu Pop'tan jazzrock'a doğru yönelmeyi işaretlemektedir.<br />
<br />
1976'dan sonra yalnızcabireysel çalışmalarını sürdürür 'çekirdek' Moğollar elemanları. CahitBerkay, filim müzikleri yapar aradaki yıllarda.'90'larda, Cem Karaca veUğur Dikmen'le Rock kumpanyası adlı grubu kurar, birlikte iki albümyaparlar. Engin Yörükoğlu, Fransada çeşitli jazz grupları kurar,sonraları İstanbul'da Jazz Stop isimli bir kulüp açarak orada çalmayabaşlar. Taner Öngür ise Dostlar ve Cem Karaca Dervişhan'da çalışır birsüre. Daha sonra Almanya'ya yerleşir. 1992'de Türkiye'ye döner, "Alarm"isimli ilk ve tek solo albümünü çıkartır. Murat Ses, Kurtalan expres'leçalışır, bir ara kısa sürelerle Dostlar ve Dervişhan'la çalışır, kendigrubu Ağrı dağı efsanesini kurar,sonraları Avusturya'ya yerleşen Ses,halen orada yaşamaktadır. Avusturyada, New Age denilebilecek bir tarzdaüç albüm yapmıştır bu güne kadar.<br />
<br />
1992'de bir televizyonprogramında dinlediği Moğollar'dan etkilenen Leman dergisiçizerlerinden Kaan Ertem, "Moğollar tekrar bir araya gelsin" çağrısıylabir imza kampanyası açar .4000'den fazla imza toplanır bu kampanyadahilinde.Cahit Berkay, Taner Öngür ve Engin Yörükoğlu arada bir biraraya gelip bu konuyu görüşürler, yeniden Moğollar'ı kurmak konusundatereddütleri vardır, ancak kampanya'ya gelen mektuplar onlara cesaretverir.Yanlarına genç bir müzisyen Serhat Ersöz'ü alarak, 31 Mayıs1993'te İstanbul Cemal Reşit Rey konser salonunda verdikleri muhteşembir konserle geri dönerler. 1994'te "Moğollar94" , 1996'da "Dört Renk", 1998'de "30.yıl" 2000'de " 1968 -2000" albümlerini çıkarırlar.<br />
<br />
Albümleri /Diskografi<br />
<br />
Kaleden Kaleye Şahin Uçurdum / Ilgaz Eastern Love / Artık Çok Geç<br />
Dağ Ve Çocuk / İmece<br />
Hitchin / Behind The Dark<br />
Ternek / Haliç'te Güneşin Batışı (Ersen'le birlikte)<br />
Garip Çoban / Berkay Oyun Havası<br />
Behind The Dark / Madımak / Lorke<br />
Hitchin / Hamsi<br />
Alageyik Destanı / Moğol Halayı<br />
Anadolu Pop<br />
Hitchin<br />
Hitit Sun<br />
Tanrıların Arabaları / Bu Nasıl Dünya?<br />
Düm-tek<br />
Moğollar<br />
Anılarla<br />
Anadolupop 70'li Yıllar<br />
Moğollar'94<br />
Dört Renk<br />
30. Yıl<br />
Moğollar 1968-2000<br />
Yürüdük Durmadan												<br />
<br />
alıntıdır...]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Diken]]></title>
			<link>http://sizinev.net/showthread.php?tid=14220</link>
			<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 17:26:09 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://sizinev.net/showthread.php?tid=14220</guid>
			<description><![CDATA[Diken Taylan Ayık tarafından Eylül-92 tarihinde kuruldu. <br />
<br />
Grubunilk kadrosu ancak 94 yılında oluşabildi; Solo gitar ve vokalde Taylan,davulda Özgür Yazıcı, bas gitarda Ersan Aslan ve ritm gitarda daTaylanın kardeşi Oytun&#8217;dan oluşan bu kadro ile grup ilk konseriniKocaeli&#8217;de küçük bir tiyatroda verdi. <br />
<br />
95 yılına henüzgirmişlerdi ki şehir dışında bir üniversiteyi kazanan davulcularıgruptan ayrılmak zorunda kaldı. Taylan, Yahya ve Ersanı da gruptanuzaklaştırdı. <br />
<br />
Bu olayların hemen arkasından, &#8220;Existent&#8221;grubundan Fatih Balcı, Diken&#8217;in yeni basçısı olarak iş başındaydı.Bir-iki kayıt denemesi yapıldı. Daha sonra yetenekli bir gitarist olan;Tansel Coşkuner de onlara katıldı, ardından davula da Fatih Elbaşgeçti. <br />
<br />
98 yılına girildiğinde ellerinde bir demo kaydındanbaşka hiç bir şey yoktu..Fakat basçı Fatihin tesadüfen, Zihni Müziğingruplardan demo kayıtları beklediğini duyması, işlerin renginitamamıyla değiştirecekti.Taraflar, prensipler üzerinde anlaştıktansonra 5 yıllık bir sözleşme imzaladılar. <br />
<br />
O sırada, gitaristTansel gruptan ayrıldığını açıkladı. Apar topar yeni bir gitaristlegörüşüldü; artık Levent Karakuş kadrodaydı. Grup elemanları Fatih Elbaşile de yollarını ayırdı. Serhat Aral adındaki bir arkadaşlarını davulcuolarak aldılar. Ayrıca Levent&#8217;in yerine, Serdar C. Demir&#8217;i getirdiler. <br />
<br />
Daha albüm müzik marketlere ulaşamadan Özgür Erdovan&#8217;ın davulları üstlenmesi kadro değişikliklerine son noktayı koyacaktı. <br />
<br />
HedefBüyük adıyla kaydedilen bu ilk albüm, Underground piyasa&#8217;da fırtınagibi esti. &#8220;Hedef Büyük&#8221;, Türk Heavy Metal tarihinde bir ekoldüartık.Grubun epik içerikli şarkı sözleri oldukça büyük tartışma konusuoldu ve zaman zaman alaya alındı. Diken, ırkçı-faşist eğilimli olmaklasuçlandı. Grup bu suçlamalar karşısında sessiz kalmayı tercih etti. <br />
<br />
Buarada gitarist Serdar gruptan ayrıldı. Pentagram&#8217; ın eski gitaristiMurat Net, bir dergide gördüğü &#8220;Diken gitarist arıyor&#8221; ilanına müracaatetmiş ve tereddütsüz kabul edilmişti. Ne yazık ki grupla sadece tek birkonserde çalacak kadar uzun bir ilişkisi oldu. Onun hemen arkasındanWhisky&#8217;den henüz ayrılmış olan Arif Deniz Toker gruba büyük bir isteklekatıldı. Fakat Arif de çok geçmeden ayrılmak zorunda kaldı. <br />
<br />
99yılında, 4 parçalık bir E.P. nin kayıtlarına başlanmak üzereydi. TheClimb grubundan Gökalp Ergen&#8217;in, E.P. nin prodüktörlüğünü ve sologitarlarını üstlenmesi ile kayıtlara başlandı. <br />
<br />
Albüm 99yılının son günlerinde piyasaya sürülürken, Taylan da apar topargruptan ayrıldı. E.P. &#8220;Düşlerim Ölümsüzdür&#8221; ismini taşıyordu. <br />
<br />
Taylan&#8217;ınayrılışı ile birlikte davulcu Özgür ve basçı Fatih, yeni bir solistarayışına koyuldular. ascraeus&#8217;un eski solisti Hakan Kurtyılmaz ilegörüşüldü ve bu görüşmeler olumlu sonuçlandı.Aynı gruptan Emir Erkal&#8217;ıngitarları üstlenmesiyle de grubun son kadrosu oluşturulmuş oldu. <br />
<br />
Fakatkısa süre sonra Emir Amerika&#8217;ya giderken Fatih ve Özgür de Hakan ileyollarını ayırmaya karar verdiler. Eylül 2000&#8217;de, sekiz yıllıkuğraşıdan sonra Diken; yorgun ve yenik bir savaşçı gibi savaş alanınıterk ediyordu... <br />
<br />
2001 yılında Taylan, davulcu Özgürle irtibatageçerek tekrar bir şeyler yapabileceklerini söyledi.Grup 2001 yılısonlarında yeni bir albüm için tekrar bir araya geldi.Grup, Diken&#8217;deyer almak isteyen Özgür Öztürk adındaki genç bir gitarist ile birkaçdeneme yapmaya karar verdi. Bu şekilde başlayan birliktelik; 2003yılında yayınlanacak olan &#8220;Ay Batarken&#8221; adlı albümün kadrosunuoluşturmuştu. <br />
<br />
Albümün yayınlanmasından sadece bir kaç aysonra, Özgür Öztürk vatani görevini yapmak üzere gruptan ayrılınca,Fırat Öz, grubun solo ve ikinci gitarlarını Özgür&#8217;den devraldı. <br />
<br />
Şanssızlıklar,terslikler, albümün hakkını maddi-manevi alamayışları, sahnealamamaları ve en sonunda da grubun soundu ile ilgili olarakyaşadıkları karamsar ve şiddetli tartışmalar neticesinde Fatih, Özgürve Fırat eş zamanlı olarak aldıkları bir kararla grubu dağıttıklarınıTaylan&#8217;a bildirdiler. Tarihler 11 Haziran 2004&#8217;ü gösterirken Dikenkavgalı-gürültülü ve çok muammalı bir şekilde dağılmıştı artık... <br />
<br />
2007'ninbaşlarında Faih BALCI'nın %50sine sahip olduğu isim haklaırını TaylanAYIK ile yaptığı bir anlaşma sonucu Taylan AYık solo projesinin adınıDİKEN olarak değiştirdi.<br />
<br />
<br />
Alıntıdır...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Diken Taylan Ayık tarafından Eylül-92 tarihinde kuruldu. <br />
<br />
Grubunilk kadrosu ancak 94 yılında oluşabildi; Solo gitar ve vokalde Taylan,davulda Özgür Yazıcı, bas gitarda Ersan Aslan ve ritm gitarda daTaylanın kardeşi Oytun&#8217;dan oluşan bu kadro ile grup ilk konseriniKocaeli&#8217;de küçük bir tiyatroda verdi. <br />
<br />
95 yılına henüzgirmişlerdi ki şehir dışında bir üniversiteyi kazanan davulcularıgruptan ayrılmak zorunda kaldı. Taylan, Yahya ve Ersanı da gruptanuzaklaştırdı. <br />
<br />
Bu olayların hemen arkasından, &#8220;Existent&#8221;grubundan Fatih Balcı, Diken&#8217;in yeni basçısı olarak iş başındaydı.Bir-iki kayıt denemesi yapıldı. Daha sonra yetenekli bir gitarist olan;Tansel Coşkuner de onlara katıldı, ardından davula da Fatih Elbaşgeçti. <br />
<br />
98 yılına girildiğinde ellerinde bir demo kaydındanbaşka hiç bir şey yoktu..Fakat basçı Fatihin tesadüfen, Zihni Müziğingruplardan demo kayıtları beklediğini duyması, işlerin renginitamamıyla değiştirecekti.Taraflar, prensipler üzerinde anlaştıktansonra 5 yıllık bir sözleşme imzaladılar. <br />
<br />
O sırada, gitaristTansel gruptan ayrıldığını açıkladı. Apar topar yeni bir gitaristlegörüşüldü; artık Levent Karakuş kadrodaydı. Grup elemanları Fatih Elbaşile de yollarını ayırdı. Serhat Aral adındaki bir arkadaşlarını davulcuolarak aldılar. Ayrıca Levent&#8217;in yerine, Serdar C. Demir&#8217;i getirdiler. <br />
<br />
Daha albüm müzik marketlere ulaşamadan Özgür Erdovan&#8217;ın davulları üstlenmesi kadro değişikliklerine son noktayı koyacaktı. <br />
<br />
HedefBüyük adıyla kaydedilen bu ilk albüm, Underground piyasa&#8217;da fırtınagibi esti. &#8220;Hedef Büyük&#8221;, Türk Heavy Metal tarihinde bir ekoldüartık.Grubun epik içerikli şarkı sözleri oldukça büyük tartışma konusuoldu ve zaman zaman alaya alındı. Diken, ırkçı-faşist eğilimli olmaklasuçlandı. Grup bu suçlamalar karşısında sessiz kalmayı tercih etti. <br />
<br />
Buarada gitarist Serdar gruptan ayrıldı. Pentagram&#8217; ın eski gitaristiMurat Net, bir dergide gördüğü &#8220;Diken gitarist arıyor&#8221; ilanına müracaatetmiş ve tereddütsüz kabul edilmişti. Ne yazık ki grupla sadece tek birkonserde çalacak kadar uzun bir ilişkisi oldu. Onun hemen arkasındanWhisky&#8217;den henüz ayrılmış olan Arif Deniz Toker gruba büyük bir isteklekatıldı. Fakat Arif de çok geçmeden ayrılmak zorunda kaldı. <br />
<br />
99yılında, 4 parçalık bir E.P. nin kayıtlarına başlanmak üzereydi. TheClimb grubundan Gökalp Ergen&#8217;in, E.P. nin prodüktörlüğünü ve sologitarlarını üstlenmesi ile kayıtlara başlandı. <br />
<br />
Albüm 99yılının son günlerinde piyasaya sürülürken, Taylan da apar topargruptan ayrıldı. E.P. &#8220;Düşlerim Ölümsüzdür&#8221; ismini taşıyordu. <br />
<br />
Taylan&#8217;ınayrılışı ile birlikte davulcu Özgür ve basçı Fatih, yeni bir solistarayışına koyuldular. ascraeus&#8217;un eski solisti Hakan Kurtyılmaz ilegörüşüldü ve bu görüşmeler olumlu sonuçlandı.Aynı gruptan Emir Erkal&#8217;ıngitarları üstlenmesiyle de grubun son kadrosu oluşturulmuş oldu. <br />
<br />
Fakatkısa süre sonra Emir Amerika&#8217;ya giderken Fatih ve Özgür de Hakan ileyollarını ayırmaya karar verdiler. Eylül 2000&#8217;de, sekiz yıllıkuğraşıdan sonra Diken; yorgun ve yenik bir savaşçı gibi savaş alanınıterk ediyordu... <br />
<br />
2001 yılında Taylan, davulcu Özgürle irtibatageçerek tekrar bir şeyler yapabileceklerini söyledi.Grup 2001 yılısonlarında yeni bir albüm için tekrar bir araya geldi.Grup, Diken&#8217;deyer almak isteyen Özgür Öztürk adındaki genç bir gitarist ile birkaçdeneme yapmaya karar verdi. Bu şekilde başlayan birliktelik; 2003yılında yayınlanacak olan &#8220;Ay Batarken&#8221; adlı albümün kadrosunuoluşturmuştu. <br />
<br />
Albümün yayınlanmasından sadece bir kaç aysonra, Özgür Öztürk vatani görevini yapmak üzere gruptan ayrılınca,Fırat Öz, grubun solo ve ikinci gitarlarını Özgür&#8217;den devraldı. <br />
<br />
Şanssızlıklar,terslikler, albümün hakkını maddi-manevi alamayışları, sahnealamamaları ve en sonunda da grubun soundu ile ilgili olarakyaşadıkları karamsar ve şiddetli tartışmalar neticesinde Fatih, Özgürve Fırat eş zamanlı olarak aldıkları bir kararla grubu dağıttıklarınıTaylan&#8217;a bildirdiler. Tarihler 11 Haziran 2004&#8217;ü gösterirken Dikenkavgalı-gürültülü ve çok muammalı bir şekilde dağılmıştı artık... <br />
<br />
2007'ninbaşlarında Faih BALCI'nın %50sine sahip olduğu isim haklaırını TaylanAYIK ile yaptığı bir anlaşma sonucu Taylan AYık solo projesinin adınıDİKEN olarak değiştirdi.<br />
<br />
<br />
Alıntıdır...]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Hazy Hill]]></title>
			<link>http://sizinev.net/showthread.php?tid=14219</link>
			<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 17:25:07 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://sizinev.net/showthread.php?tid=14219</guid>
			<description><![CDATA[HAZY HILL Eylül 1988'de Ankara'da kuruldu. Grup, kuruluşundan üç aysonra ilk konserini verdi. Haziran 1989'da 5 parçadan oluşan bir demohazırlayan grup, ses kalitesinin tatminkar olmaması yüzünden bu demoyupiyasaya sürmedi. Aynı yıl ilk büyük konserini veren HAZY HILL 1200kişinin önünde sahne aldı.<br />
1990 yılının Ocak ayında 16 kanallı birstüdyoda kayda giren HAZY HILL ilk demoları olan "Murky Bedlam"ıhazırladı. Bu demo, yayınlanmasının hemen ardından birçok ülkenin radyoistasyonları, gazete ve dergileri ile TRT'de tanıtıldı ve dinletildi.Böylece HAZY HILL yurtdışında adını duyuran ilk Türk Heavy Metal grubuoldu. HAZY HILL ile ilgili yapılan olumlu eleştiriler grubun sonrakiçalışmaları için en büyük motivasyon oldu.<br />
Ocak 1990 ve Temmuz 1990tarihleri arasında HAZY HILL İstanbul Açıkhava Tiyatrosu, Ankara veİzmir 'de birçok konser verdi. İzmir'de verilen konserlerin birindeNorveç'li grup MAYHEM'le sahneyi paylaşan HAZY HILL Türkiye'deki ününüdaha da pekiştirdi.<br />
HAZY HILL en büyük konserlerinden birini Mayıs1991'de ODTÜ'de gerçekleştirdi. Bu stadyum konserinde grubu dinlemeyegelenlerin sayısı 4000'di. Bu konserin hemen ardından HAZY HILL ilkyurtdışı konserini vermek üzere Avusturya'ya gitti. Viyana'daki bukonser hem grubun isminin Avrupa'da duyulmasını sağladı hem de HAZYHILL'e yurtdışında konser veren ilk Türk Heavy Metal grubu ünvanınıkazandırdı.<br />
1991 yılında HAZY HILL en iyi konser grubu, ilk demoları "Murky Bedlam" da en iyi demo seçildi.<br />
Eylül1992'de HAZY HILL'in uzun süredir beklenen ikinci demosu "Fan of YourFancy" yayınlandı. Bu demoda yer alan üç parça, grubun müzik anlayışıve kalitesindeki gelişmeyi göz önüne seriyordu. Bu demonun tanıtımıbaşarıyla gerçekleştirildi ve yurtiçi ve yurtdışındaki TV ve radyokanallarıyla, yazılı basında geniş şekilde yer aldı. Bir aydan kısa birsürede tahmin edilenin çok üzerinde bir taleple karşılaşan "Fan of YourFancy", 1991'de "Murky Bedlam"la olduğu gibi 1992'de de gruba en iyidemo ödülünü kazandırdı.<br />
1993 Martı'nda HAZY HILL ikinci yurtdışıkonserini Almanya'da gerçekleştirdi. Bu konserde HAZY HILL iki Almangrubuyla birlikte sahne aldı. Almanya konseri sonrası grup en büyükkonserini Mayıs 1993'de ODTÜ'de 5000 kişilik bir seyirci topluluğuönünde gerçekleştirdi.<br />
1994'e farklı bir yaklaşımla başlayan HAZYHILL, çalışmalarını daha profesyonel ve organize bir şekildeyürütebilmek amacıyla Cenk Erdil'le menajerlik anlaşması imzaladı. Buanlaşmanın hemen sonrasında HAZY HILL, iki yıl aradan sonraçıkaracakları yeni çalışmalarının hazırlıklarına, Cenk Erdil de bu yeniçalışmanın yurtdışı tanıtım ve dağıtım aşamalarıyla ilgili bağlantıyazışmalarına başladı. Bu yoğun hazırlıkların yanı sıra HAZY HILL1994'de de konser programına devam etti. Şubat ayında ODTÜ'degerçekleştirilen bir organizasyonda sahne alan grup, yaklaşık iki yılaradan sonra, Nisan ayında, İstanbul Çapa Tıp Fakültesi'nin düzenlediğikonserle İstanbullu dinleyicilerine tekrar merhaba dedi. Bu üniversitekonserlerini Ankara'da verilen birkaç konser takip etti.<br />
1994'ünsonunda yeni çalışmaları için stüdyoya giren HAZY HILL, aralarında,yeni parçaların yanı sıra, eski konser favorilerinin de olduğu toplam10 parça kaydetti. Nisan 1995'te bu 10 parçadan dördü mix'lenip"Torch-in' the North Pole" adı altında bir kasette toplandı.<br />
"Torch-in the North Pole"la birlikte grup İngiltere'ye gitme kararı aldı.<br />
HAZY HILL, 15 Nisan 1995 akşamı ODTÜ'de verdikleri bir solo konserle hayranlarına veda etti.<br />
Buveda konserinin hemen ardından İngiltere'ye uçan grup, "Torch-in' theNorth Pole"u buradaki plak firmalarına götürdü. O yıllarda müzikpiyasası sadece Death Metal ve Grunge etrafında döndüğü için hiçbirfirma bu iki türün dışında müzik yapan gruplara büyük yatırım yapıp,riske girmek istemiyordu. O tarihe kadar hiçbir zaman taviz vermeyenHAZY HILL, tavrını değiştirmeyip "ya hep, ya hiç!" diyerek Temmuz1995'de grubun 7 yıllık kariyerine noktayı koydu.<br />
1998'egelindiğinde, HAZY HILL aktif müzik yaşamına nokta koymuş olmasınarağmen, hala unutulmamış, hatta bu son üç yıl içinde Rock ve Metaldinlemeye başlayanlar arasında da merak konusu olmuştu. Bunun üzerine,Zihni Müzik'ten Zihni Şahin ve Çağlan Tekil, "Torch-in the North Pole"upiyasaya sürme kararı aldılar ve grupla temasa geçtiler. Sonuçolumluydu... Zihni Müzik etiketiyle çıkan ve sınırlı sayıda basılan"Torch-in' the North Pole" kısa bir süre içinde tükendi.<br />
<br />
Mart1999'da daha fazla dayanamayıp tekrar biraraya gelme kararı alan HAZYHILL, Ağustos'da Stüdyo Sis'de yeni albümlerinin kayıt ve mix'lerinitamamladılar. Mastering'i Amerika'da yapılan ve Sis Müzik Prodüksiyontarafından CD ve MC formatlarında piyasaya sürülen 8800 adlı HAZYHILL'in 74 dakikalık bu albümünde 5 yeni parça ve daha önce yayınlanmışve artık piyasada bulunmayan Murky Bedlam, Fan Of Your Fancy veTorch-in' the North Pole EP ve demolarından 12 parça olmak üzere toplam17 parça bulunuyor.<br />
<br />
<br />
<br />
Bu topraklardan çıkan nadide Thrash Metal gruplarımızdan bir tanesi.İlkThrash demolarını yayınlayan gruplarımızdan bir tanesidir.<br />
Murky Bedlam enfestir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[HAZY HILL Eylül 1988'de Ankara'da kuruldu. Grup, kuruluşundan üç aysonra ilk konserini verdi. Haziran 1989'da 5 parçadan oluşan bir demohazırlayan grup, ses kalitesinin tatminkar olmaması yüzünden bu demoyupiyasaya sürmedi. Aynı yıl ilk büyük konserini veren HAZY HILL 1200kişinin önünde sahne aldı.<br />
1990 yılının Ocak ayında 16 kanallı birstüdyoda kayda giren HAZY HILL ilk demoları olan "Murky Bedlam"ıhazırladı. Bu demo, yayınlanmasının hemen ardından birçok ülkenin radyoistasyonları, gazete ve dergileri ile TRT'de tanıtıldı ve dinletildi.Böylece HAZY HILL yurtdışında adını duyuran ilk Türk Heavy Metal grubuoldu. HAZY HILL ile ilgili yapılan olumlu eleştiriler grubun sonrakiçalışmaları için en büyük motivasyon oldu.<br />
Ocak 1990 ve Temmuz 1990tarihleri arasında HAZY HILL İstanbul Açıkhava Tiyatrosu, Ankara veİzmir 'de birçok konser verdi. İzmir'de verilen konserlerin birindeNorveç'li grup MAYHEM'le sahneyi paylaşan HAZY HILL Türkiye'deki ününüdaha da pekiştirdi.<br />
HAZY HILL en büyük konserlerinden birini Mayıs1991'de ODTÜ'de gerçekleştirdi. Bu stadyum konserinde grubu dinlemeyegelenlerin sayısı 4000'di. Bu konserin hemen ardından HAZY HILL ilkyurtdışı konserini vermek üzere Avusturya'ya gitti. Viyana'daki bukonser hem grubun isminin Avrupa'da duyulmasını sağladı hem de HAZYHILL'e yurtdışında konser veren ilk Türk Heavy Metal grubu ünvanınıkazandırdı.<br />
1991 yılında HAZY HILL en iyi konser grubu, ilk demoları "Murky Bedlam" da en iyi demo seçildi.<br />
Eylül1992'de HAZY HILL'in uzun süredir beklenen ikinci demosu "Fan of YourFancy" yayınlandı. Bu demoda yer alan üç parça, grubun müzik anlayışıve kalitesindeki gelişmeyi göz önüne seriyordu. Bu demonun tanıtımıbaşarıyla gerçekleştirildi ve yurtiçi ve yurtdışındaki TV ve radyokanallarıyla, yazılı basında geniş şekilde yer aldı. Bir aydan kısa birsürede tahmin edilenin çok üzerinde bir taleple karşılaşan "Fan of YourFancy", 1991'de "Murky Bedlam"la olduğu gibi 1992'de de gruba en iyidemo ödülünü kazandırdı.<br />
1993 Martı'nda HAZY HILL ikinci yurtdışıkonserini Almanya'da gerçekleştirdi. Bu konserde HAZY HILL iki Almangrubuyla birlikte sahne aldı. Almanya konseri sonrası grup en büyükkonserini Mayıs 1993'de ODTÜ'de 5000 kişilik bir seyirci topluluğuönünde gerçekleştirdi.<br />
1994'e farklı bir yaklaşımla başlayan HAZYHILL, çalışmalarını daha profesyonel ve organize bir şekildeyürütebilmek amacıyla Cenk Erdil'le menajerlik anlaşması imzaladı. Buanlaşmanın hemen sonrasında HAZY HILL, iki yıl aradan sonraçıkaracakları yeni çalışmalarının hazırlıklarına, Cenk Erdil de bu yeniçalışmanın yurtdışı tanıtım ve dağıtım aşamalarıyla ilgili bağlantıyazışmalarına başladı. Bu yoğun hazırlıkların yanı sıra HAZY HILL1994'de de konser programına devam etti. Şubat ayında ODTÜ'degerçekleştirilen bir organizasyonda sahne alan grup, yaklaşık iki yılaradan sonra, Nisan ayında, İstanbul Çapa Tıp Fakültesi'nin düzenlediğikonserle İstanbullu dinleyicilerine tekrar merhaba dedi. Bu üniversitekonserlerini Ankara'da verilen birkaç konser takip etti.<br />
1994'ünsonunda yeni çalışmaları için stüdyoya giren HAZY HILL, aralarında,yeni parçaların yanı sıra, eski konser favorilerinin de olduğu toplam10 parça kaydetti. Nisan 1995'te bu 10 parçadan dördü mix'lenip"Torch-in' the North Pole" adı altında bir kasette toplandı.<br />
"Torch-in the North Pole"la birlikte grup İngiltere'ye gitme kararı aldı.<br />
HAZY HILL, 15 Nisan 1995 akşamı ODTÜ'de verdikleri bir solo konserle hayranlarına veda etti.<br />
Buveda konserinin hemen ardından İngiltere'ye uçan grup, "Torch-in' theNorth Pole"u buradaki plak firmalarına götürdü. O yıllarda müzikpiyasası sadece Death Metal ve Grunge etrafında döndüğü için hiçbirfirma bu iki türün dışında müzik yapan gruplara büyük yatırım yapıp,riske girmek istemiyordu. O tarihe kadar hiçbir zaman taviz vermeyenHAZY HILL, tavrını değiştirmeyip "ya hep, ya hiç!" diyerek Temmuz1995'de grubun 7 yıllık kariyerine noktayı koydu.<br />
1998'egelindiğinde, HAZY HILL aktif müzik yaşamına nokta koymuş olmasınarağmen, hala unutulmamış, hatta bu son üç yıl içinde Rock ve Metaldinlemeye başlayanlar arasında da merak konusu olmuştu. Bunun üzerine,Zihni Müzik'ten Zihni Şahin ve Çağlan Tekil, "Torch-in the North Pole"upiyasaya sürme kararı aldılar ve grupla temasa geçtiler. Sonuçolumluydu... Zihni Müzik etiketiyle çıkan ve sınırlı sayıda basılan"Torch-in' the North Pole" kısa bir süre içinde tükendi.<br />
<br />
Mart1999'da daha fazla dayanamayıp tekrar biraraya gelme kararı alan HAZYHILL, Ağustos'da Stüdyo Sis'de yeni albümlerinin kayıt ve mix'lerinitamamladılar. Mastering'i Amerika'da yapılan ve Sis Müzik Prodüksiyontarafından CD ve MC formatlarında piyasaya sürülen 8800 adlı HAZYHILL'in 74 dakikalık bu albümünde 5 yeni parça ve daha önce yayınlanmışve artık piyasada bulunmayan Murky Bedlam, Fan Of Your Fancy veTorch-in' the North Pole EP ve demolarından 12 parça olmak üzere toplam17 parça bulunuyor.<br />
<br />
<br />
<br />
Bu topraklardan çıkan nadide Thrash Metal gruplarımızdan bir tanesi.İlkThrash demolarını yayınlayan gruplarımızdan bir tanesidir.<br />
Murky Bedlam enfestir.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Ascraeus]]></title>
			<link>http://sizinev.net/showthread.php?tid=14218</link>
			<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 17:23:43 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://sizinev.net/showthread.php?tid=14218</guid>
			<description><![CDATA[1993 senesinde Emir Erkal (gitar), Tolga Yükseloğlu (vokal), AhmetAkyatan (bas gitar) ve Özgür Koyluç (davul) tarafından kurulan Thrashmetal grubu Ascraeus ilk konserini 1994 yılında Gitanes Bar'da verir.Aynı sene Hades Records etiketiyle Dare To Live adlı ilk albümünüyayınlar. 1997 yılında ise Ada Müzik etiketiyle ikinci albümleri Redpiyasaya çıkmıştır. Grubun Red albümünde en çok dikkat çeken albümünliriklerinin çevre kirliliğini eleştiren temaya sahip olmasıdır. 1999yılının Mayıs ayında ülkemize gelen Amerikalı Thrash metal grubuOverkill'in alt grubu olarak sahne almışlardır. Thrash Metal sound'utaşıyan ilk 2 albümden sonra 1998 yılında kaydettikleri ve 1999 daHammer Müzik firmasından piyasaya çıkardıkları üçüncü albümleri Disgustile tamamen Hardcore stilinde bir müzik yapmaya başlamışlardır. Hem CDhem de MC olarak basılan Disgust albümü Japonya, Almanya, Hollanda,Belçika, Amerika, Kolombiya gibi ülkelerde de sunulmuştur. Grup dahasonra Emir Erkal'ın ABD'ye yerleşmesiyle dağılır ve diğer elemanlarbaşka bir projeyle yola devam ederler.<br />
<br />
Albümleri;<br />
<br />
1994 - Dare To Live (Hades Records) (MC) <br />
1997 - Red (Ada Müzik) (MC) <br />
1999 - Disgust (Hammer Müzik) (MC ve CD) <br />
<br />
<br />
Çıkış yeri: Türkiye<br />
Çıkış tarihi: 1993<br />
Türü: Thrash Metal, Hardcore<br />
Durumu: Dağıldı<br />
Web sitesi: http://www.geocities.com/egenc/<br />
<br />
<br />
Ascraeusgrubunun Progressive etkili Thrash metal tarzındaki ilk albümü "Dare ToLive" albümü ile Türkiye'deki TM'ye öncülük eden gruplardan birisi olmaözelliğini taşıyor.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[1993 senesinde Emir Erkal (gitar), Tolga Yükseloğlu (vokal), AhmetAkyatan (bas gitar) ve Özgür Koyluç (davul) tarafından kurulan Thrashmetal grubu Ascraeus ilk konserini 1994 yılında Gitanes Bar'da verir.Aynı sene Hades Records etiketiyle Dare To Live adlı ilk albümünüyayınlar. 1997 yılında ise Ada Müzik etiketiyle ikinci albümleri Redpiyasaya çıkmıştır. Grubun Red albümünde en çok dikkat çeken albümünliriklerinin çevre kirliliğini eleştiren temaya sahip olmasıdır. 1999yılının Mayıs ayında ülkemize gelen Amerikalı Thrash metal grubuOverkill'in alt grubu olarak sahne almışlardır. Thrash Metal sound'utaşıyan ilk 2 albümden sonra 1998 yılında kaydettikleri ve 1999 daHammer Müzik firmasından piyasaya çıkardıkları üçüncü albümleri Disgustile tamamen Hardcore stilinde bir müzik yapmaya başlamışlardır. Hem CDhem de MC olarak basılan Disgust albümü Japonya, Almanya, Hollanda,Belçika, Amerika, Kolombiya gibi ülkelerde de sunulmuştur. Grup dahasonra Emir Erkal'ın ABD'ye yerleşmesiyle dağılır ve diğer elemanlarbaşka bir projeyle yola devam ederler.<br />
<br />
Albümleri;<br />
<br />
1994 - Dare To Live (Hades Records) (MC) <br />
1997 - Red (Ada Müzik) (MC) <br />
1999 - Disgust (Hammer Müzik) (MC ve CD) <br />
<br />
<br />
Çıkış yeri: Türkiye<br />
Çıkış tarihi: 1993<br />
Türü: Thrash Metal, Hardcore<br />
Durumu: Dağıldı<br />
Web sitesi: http://www.geocities.com/egenc/<br />
<br />
<br />
Ascraeusgrubunun Progressive etkili Thrash metal tarzındaki ilk albümü "Dare ToLive" albümü ile Türkiye'deki TM'ye öncülük eden gruplardan birisi olmaözelliğini taşıyor.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Darkphase]]></title>
			<link>http://sizinev.net/showthread.php?tid=14217</link>
			<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 17:22:41 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://sizinev.net/showthread.php?tid=14217</guid>
			<description><![CDATA[1989 yilinda kuruldu . Türkiye`nin ilk demolarindan biri olan "Mortal Visions" `i kaydetti.<br />
<br />
<br />
..1991`de Almanya`da çikan derleme bir albümde gruba yer verildi. ..Haziran 1991 `de Hollanda`li grup "Swazafix"i ülkemize davet ederek,iki konser verdi. .. Aralik 1991`de "End of Lunacy" adli ikincidemosunu dinleyicilerine sundu.Bu demo sayesinde yerli ve yabancibirçok dergide gruba yer verilmeye baslandi. .. "End of Lunacy",Amerika, Avrupa ve Uzakdogu ülkelerinde 300 kadar dergi ve radyoistasyonundan olumlu elestiriler aldi. .. Dünyanin en taninmisdergilerinden olan ve o zamanki müzik piyasasinin belli kriterleriniortaya koyan "Metal Hammer" ve "Kerrang" Darkphase`e yer verdi. ..Amerika`dan " Wild Rags Records " ve " Urban Warfare Productions ",Almanya`dan ise " Ragnarök Distributions " demonun dagitimini üstlendi.<br />
<br />
.. 13 Mart 1993`te "Laneth`li Konserler"de 2000 kisiye konser verdi .<br />
<br />
..1994 yilina kadar konserler veren grup ilk albümünü kaydetti. .. Kisasürede üçüncü baskisi tükenen albümleri "Waning Moon, Setting Sun "17.000 `in üzerinde bir satisa ulasti. Bu, o yillarda sadecekonserlerle promosyon yapabilen gruplar için büyük bir basari olaraknitelendirildi. .. Albüm tanitim konserleri, yerel konserlerin aksinedolup tasan Darkphase, yagmurlu havaya ragmen O.D.T.Ü stadyumunda 3.000hayranina unutulmaz bir konser verdi . Daha sonra Türkiye`yi turladi...<br />
<br />
..1995 yilinda Türkiye`nin en çok satan gençlik ve müzik dergisi "BlueJean" okurlarinca, yilin en iyi üç grubundan biri olarakdegerlendirildi.<br />
<br />
Kimsesiz Çocuklar yararina ve geliri Thalassemia Dernegi"ne bagislanan konserler verdi.<br />
<br />
..14 Subat 1996 tarihinde grup Türk Rock tarihinde bir ilke daha imzasiniatti ve "Imperial Cancer Research Fund"in davetlisi olarak, Ingiltere -Londra`da basarili geçen bir solo konser verdi . Bu konserle grupIngiltere`de çalan ilk Türk grubu ünvanini elde etti. Tereciye teresatti.<br />
<br />
<br />
.. Grup büyük organizasyonlarda yer almayi sürdürerekIstanbul Ortaköy "Rock House"da Harley Davidson motorlarinin Türkiyetanitiminda özel davetli olarak 4.000 kadar izleyiciye konser verdi. ..Grup, elemanlarinin sirayla askere gitmesi nedeniyle uzunca bir sürehayranlarindan uzak kaldi.<br />
<br />
<br />
.. Grup 14-16 Mart 2003tarihlerinde, ülkemizden Erkin KORAY, Almanya`dan TANKARD ve MOURNINGCARESS gibi gruplarin sahne aldigi Ankara Saklikent`te düzenlenen 6.Uluslararasi RockStation Festivali`nde onur konugu oldu .<br />
<br />
<br />
Hemenardindan topluluk 7 Mayis 2003 tarihinde ODTÜ bahar senliklerinde VEGA,MANGA, PENTAGRAM ve NIL KARAIBRAHIMGIL gibi isimlerle ayni sahneyipaylasti. Yillar sonra ODTÜ Stadyumunda seyircisiyle tekrar bulusangrup, yeni parçalari ile albüm hazirliginin sinyallerini verdi.<br />
Mayis2006 `da Ülkemizde konserler veren MSG (Michael Schenker Group) ilebirlikte Ankara Saklikent`te çok basarili bir konser verdi, MSGelemanlarinin ve seyircinin takdirini kazandi.... ve çikacak olanalbümün tanitimini yapti.<br />
<br />
<br />
Darkphase efsanevi albumu "waningmoon setting sun"in yayinlanisindan tam 13 yil sonra grup hayranlariicin bir tur zamanda yolculuk olan yeni album "daraphane"yi, aralik2007`de piyasaya surdu...<br />
<br />
<br />
-Grup Elemanları;<br />
<br />
Erkin Şahin: Gitar Vokal<br />
Hakan Kuşçu : Gitar<br />
Alpat Tekin: Bas Gitar<br />
Orçun Madran: Klavye<br />
Tolga Ergin: Davul<br />
<br />
Web Sitesi:www.darkphase.net<br />
Myspace:www.myspace.com/darkphase06]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[1989 yilinda kuruldu . Türkiye`nin ilk demolarindan biri olan "Mortal Visions" `i kaydetti.<br />
<br />
<br />
..1991`de Almanya`da çikan derleme bir albümde gruba yer verildi. ..Haziran 1991 `de Hollanda`li grup "Swazafix"i ülkemize davet ederek,iki konser verdi. .. Aralik 1991`de "End of Lunacy" adli ikincidemosunu dinleyicilerine sundu.Bu demo sayesinde yerli ve yabancibirçok dergide gruba yer verilmeye baslandi. .. "End of Lunacy",Amerika, Avrupa ve Uzakdogu ülkelerinde 300 kadar dergi ve radyoistasyonundan olumlu elestiriler aldi. .. Dünyanin en taninmisdergilerinden olan ve o zamanki müzik piyasasinin belli kriterleriniortaya koyan "Metal Hammer" ve "Kerrang" Darkphase`e yer verdi. ..Amerika`dan " Wild Rags Records " ve " Urban Warfare Productions ",Almanya`dan ise " Ragnarök Distributions " demonun dagitimini üstlendi.<br />
<br />
.. 13 Mart 1993`te "Laneth`li Konserler"de 2000 kisiye konser verdi .<br />
<br />
..1994 yilina kadar konserler veren grup ilk albümünü kaydetti. .. Kisasürede üçüncü baskisi tükenen albümleri "Waning Moon, Setting Sun "17.000 `in üzerinde bir satisa ulasti. Bu, o yillarda sadecekonserlerle promosyon yapabilen gruplar için büyük bir basari olaraknitelendirildi. .. Albüm tanitim konserleri, yerel konserlerin aksinedolup tasan Darkphase, yagmurlu havaya ragmen O.D.T.Ü stadyumunda 3.000hayranina unutulmaz bir konser verdi . Daha sonra Türkiye`yi turladi...<br />
<br />
..1995 yilinda Türkiye`nin en çok satan gençlik ve müzik dergisi "BlueJean" okurlarinca, yilin en iyi üç grubundan biri olarakdegerlendirildi.<br />
<br />
Kimsesiz Çocuklar yararina ve geliri Thalassemia Dernegi"ne bagislanan konserler verdi.<br />
<br />
..14 Subat 1996 tarihinde grup Türk Rock tarihinde bir ilke daha imzasiniatti ve "Imperial Cancer Research Fund"in davetlisi olarak, Ingiltere -Londra`da basarili geçen bir solo konser verdi . Bu konserle grupIngiltere`de çalan ilk Türk grubu ünvanini elde etti. Tereciye teresatti.<br />
<br />
<br />
.. Grup büyük organizasyonlarda yer almayi sürdürerekIstanbul Ortaköy "Rock House"da Harley Davidson motorlarinin Türkiyetanitiminda özel davetli olarak 4.000 kadar izleyiciye konser verdi. ..Grup, elemanlarinin sirayla askere gitmesi nedeniyle uzunca bir sürehayranlarindan uzak kaldi.<br />
<br />
<br />
.. Grup 14-16 Mart 2003tarihlerinde, ülkemizden Erkin KORAY, Almanya`dan TANKARD ve MOURNINGCARESS gibi gruplarin sahne aldigi Ankara Saklikent`te düzenlenen 6.Uluslararasi RockStation Festivali`nde onur konugu oldu .<br />
<br />
<br />
Hemenardindan topluluk 7 Mayis 2003 tarihinde ODTÜ bahar senliklerinde VEGA,MANGA, PENTAGRAM ve NIL KARAIBRAHIMGIL gibi isimlerle ayni sahneyipaylasti. Yillar sonra ODTÜ Stadyumunda seyircisiyle tekrar bulusangrup, yeni parçalari ile albüm hazirliginin sinyallerini verdi.<br />
Mayis2006 `da Ülkemizde konserler veren MSG (Michael Schenker Group) ilebirlikte Ankara Saklikent`te çok basarili bir konser verdi, MSGelemanlarinin ve seyircinin takdirini kazandi.... ve çikacak olanalbümün tanitimini yapti.<br />
<br />
<br />
Darkphase efsanevi albumu "waningmoon setting sun"in yayinlanisindan tam 13 yil sonra grup hayranlariicin bir tur zamanda yolculuk olan yeni album "daraphane"yi, aralik2007`de piyasaya surdu...<br />
<br />
<br />
-Grup Elemanları;<br />
<br />
Erkin Şahin: Gitar Vokal<br />
Hakan Kuşçu : Gitar<br />
Alpat Tekin: Bas Gitar<br />
Orçun Madran: Klavye<br />
Tolga Ergin: Davul<br />
<br />
Web Sitesi:www.darkphase.net<br />
Myspace:www.myspace.com/darkphase06]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Wyvern]]></title>
			<link>http://sizinev.net/showthread.php?tid=14216</link>
			<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 17:20:18 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://sizinev.net/showthread.php?tid=14216</guid>
			<description><![CDATA[WYVERN (Vayvörn şeklinde okunuyor) mitolojik bir isim olup,kuyruğundazehirli bir iğnesi olan ejderha kanatlı büyük bir kuştur. Buisim, grubunhem mitolojiye duyduğu ilgi, hem de telaffuzunun kulağa hoşgelmesindenötürü seçilmiştir.<br />
<br />
WYVERN, 1988 Kasım'ında kuruldu. İlk kadro şu isimlerden oluşuyordu:<br />
<br />
- Berke T. ÖZSOY Gitar<br />
- Orkun ARIYÖRÜK Davul<br />
- Aykut ÖZ Bas Gitar<br />
- Kenan AKÇORA Vokal<br />
<br />
Daha sonra kadroda bazı değişiklikler oldu. önce 1992 Eylül'ündegrubaikinci gitarist Gökhan SEZER katıldı. 1993 Haziran'ında vokalistve basgitarcının gruptan ayrılmasından sonra aynı yılı n Ağustos ayındavokaleTimur KAYA, Kasım'da da bas gitara Okan SEZER geçti. şu ankikadro şöyle: <br />
<br />
- Timur KAYA Vokal <br />
- Berke T. ÖZSOY Gitar & Geri Vokal <br />
- Gökhan SEZER Gitar <br />
- Okan SEZER Bas Gitar <br />
- Orkun ARIYÖRÜK Davul<br />
<br />
 <br />
<br />
Grubun biyografisi ve diğer detayları öğrenmek için aşağıdaki linke bakabilirsiniz.<br />
<br />
http://www.7s.com.tr/orkun/wyvern/]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[WYVERN (Vayvörn şeklinde okunuyor) mitolojik bir isim olup,kuyruğundazehirli bir iğnesi olan ejderha kanatlı büyük bir kuştur. Buisim, grubunhem mitolojiye duyduğu ilgi, hem de telaffuzunun kulağa hoşgelmesindenötürü seçilmiştir.<br />
<br />
WYVERN, 1988 Kasım'ında kuruldu. İlk kadro şu isimlerden oluşuyordu:<br />
<br />
- Berke T. ÖZSOY Gitar<br />
- Orkun ARIYÖRÜK Davul<br />
- Aykut ÖZ Bas Gitar<br />
- Kenan AKÇORA Vokal<br />
<br />
Daha sonra kadroda bazı değişiklikler oldu. önce 1992 Eylül'ündegrubaikinci gitarist Gökhan SEZER katıldı. 1993 Haziran'ında vokalistve basgitarcının gruptan ayrılmasından sonra aynı yılı n Ağustos ayındavokaleTimur KAYA, Kasım'da da bas gitara Okan SEZER geçti. şu ankikadro şöyle: <br />
<br />
- Timur KAYA Vokal <br />
- Berke T. ÖZSOY Gitar & Geri Vokal <br />
- Gökhan SEZER Gitar <br />
- Okan SEZER Bas Gitar <br />
- Orkun ARIYÖRÜK Davul<br />
<br />
 <br />
<br />
Grubun biyografisi ve diğer detayları öğrenmek için aşağıdaki linke bakabilirsiniz.<br />
<br />
http://www.7s.com.tr/orkun/wyvern/]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Moribund Oblivion]]></title>
			<link>http://sizinev.net/showthread.php?tid=14215</link>
			<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 17:17:46 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://sizinev.net/showthread.php?tid=14215</guid>
			<description><![CDATA[Moribund Oblivion 1999&#8217;da Bahadır Uludağlar tarafından kuruldu. Grupilk dönemlerinde hareketsiz olan metal piyasasında adını duyurdu.Günümüze kadar grupta pekçok isim değişiklikleri oldu ve grup son idealkadrosuna Gitar-vokalde Bahadır Uludağlar, 2.gitar ve geri vokalde UğurKeçecioğlu, davulda Fatih Kanık ile ulaştı.<br />
2002 yılında MoribundOblivion ilk çalışması olan &#8220;Like a Falling Haze&#8221;i piyasaya çıkardı. Buçalışma promo ep niteliğinde çıkartıldı ve sınırlı sayıda üretildi. Buep&#8217;de Moribund Oblivion prodüktör olarak tarzının cok uzağında,tecrübeli müzisyen Vedat Sakman ile çalıştı. Bu ep&#8217;nin amacı ilk yasalalbüm &#8220;Khanjar&#8221;ın promosunu yapmaktı.<br />
Khanjar icin 2003 yılında grupEskişehir&#8217;li &#8220;Dj Club Records müzik şirketi&#8221; ile anlaşmaya vardı veKhanjar 2004 yılının ocak 16&#8217;sında piyasaya çıktı. Aynı gün MoribundOblivion ünlü Portekiz&#8217;li metal grubu &#8220;Moonspell&#8221; ile birlikteMaslak-Venue&#8217;de bir gala konseri yaptı ve 1500 kişinin katılımgösterdiği bu konserde büyük ilgi topladı.<br />
2004 yılı içerisinde bukonserin dışında Türkiye&#8217;de bir ilke imza atan grup 5 ili kapsayan biralbüm tanıtım turnesi gerçekleştirdi. Turne İstanbul, Ankara, İzmir,Eskişehir ve Bursa&#8217;yı içeriyordu. Turne bitiminde İstanbul&#8217;daBarışarock (3500 katılımcı) ve Rock the Nations festivallerinde (2500katılımcı) yer alan grup aralık ayında İstanbul / KazablankadaYunanistan&#8217;ın ünlü black metal grubu &#8220;Rotting Christ&#8221; ile aynı sahneyipaylaştı. Bu konserden sonra &#8220;Rock the Nations&#8221;dan gelen teklif üzerinegrup menejerlik haklarını bu firmaya devretti.<br />
&#8220;Moribund Oblivion&#8221;1999 yılında &#8220;Unseen Despair of Secret Vishes&#8221; isimli parçasına birklip çekti ve bu klip Türkiye&#8217;deki ilk black metal klibi oldu. Khanjaralbümü için &#8220;Ruins of Kara-Shehr&#8221; isimli parçaya bir klip daha çekildive bu klipte TRT, Dream TV gibi kanallarda uzun süre gösterimde kaldı.<br />
Bunlarındışında Moribund Oblivion Dream TV&#8217;de katıldığı bir programda canlı birperformans sergiledi bu program Moribund Oblivion&#8217;u Türkiye&#8217;de TV&#8217;decanlı çalan ilk black metal grubu yaptı.<br />
<br />
&#8220;Moribund Oblivion&#8221;2005 yılı mayıs ayında daha önceden çalıştığı müzik şirketinideğiştirdi ve 2. Yasal albümü &#8220;Machine Brain&#8221; için İstanbul&#8217;lu AtlantisMüzik şirketi ile anlaştı. Bu albümünde 2005 yılının Haziran ayıiçerisinde çıkartılması planlanıyor. Dünyada daha çok İskandinavlarıntekelinde olan black metal müzigini &#8220;Turkish Black Metal&#8221; ibaresiyle vemodern sounduyla dünyaya tanıtmaya çalışıyor. Khanjar albümü ileyurtdışında da tanınan grup Kanada başta olmak üzere birçok ülkedeciddi bir hayran kitlesi oluşturdu. Bu nedenle yeni albümün Khanjaralbümünde de olduğu gibi Kanada, Amerika, Japonya ve Balkanlarda satışasunulması için çalışmalar sürüyor.<br />
<br />
Grup Elemanları<br />
Bahadır Uludağlar - Gitar / Vokal<br />
Barbaros Kaynak - Klavye<br />
Fatih Kanık - Davul]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Moribund Oblivion 1999&#8217;da Bahadır Uludağlar tarafından kuruldu. Grupilk dönemlerinde hareketsiz olan metal piyasasında adını duyurdu.Günümüze kadar grupta pekçok isim değişiklikleri oldu ve grup son idealkadrosuna Gitar-vokalde Bahadır Uludağlar, 2.gitar ve geri vokalde UğurKeçecioğlu, davulda Fatih Kanık ile ulaştı.<br />
2002 yılında MoribundOblivion ilk çalışması olan &#8220;Like a Falling Haze&#8221;i piyasaya çıkardı. Buçalışma promo ep niteliğinde çıkartıldı ve sınırlı sayıda üretildi. Buep&#8217;de Moribund Oblivion prodüktör olarak tarzının cok uzağında,tecrübeli müzisyen Vedat Sakman ile çalıştı. Bu ep&#8217;nin amacı ilk yasalalbüm &#8220;Khanjar&#8221;ın promosunu yapmaktı.<br />
Khanjar icin 2003 yılında grupEskişehir&#8217;li &#8220;Dj Club Records müzik şirketi&#8221; ile anlaşmaya vardı veKhanjar 2004 yılının ocak 16&#8217;sında piyasaya çıktı. Aynı gün MoribundOblivion ünlü Portekiz&#8217;li metal grubu &#8220;Moonspell&#8221; ile birlikteMaslak-Venue&#8217;de bir gala konseri yaptı ve 1500 kişinin katılımgösterdiği bu konserde büyük ilgi topladı.<br />
2004 yılı içerisinde bukonserin dışında Türkiye&#8217;de bir ilke imza atan grup 5 ili kapsayan biralbüm tanıtım turnesi gerçekleştirdi. Turne İstanbul, Ankara, İzmir,Eskişehir ve Bursa&#8217;yı içeriyordu. Turne bitiminde İstanbul&#8217;daBarışarock (3500 katılımcı) ve Rock the Nations festivallerinde (2500katılımcı) yer alan grup aralık ayında İstanbul / KazablankadaYunanistan&#8217;ın ünlü black metal grubu &#8220;Rotting Christ&#8221; ile aynı sahneyipaylaştı. Bu konserden sonra &#8220;Rock the Nations&#8221;dan gelen teklif üzerinegrup menejerlik haklarını bu firmaya devretti.<br />
&#8220;Moribund Oblivion&#8221;1999 yılında &#8220;Unseen Despair of Secret Vishes&#8221; isimli parçasına birklip çekti ve bu klip Türkiye&#8217;deki ilk black metal klibi oldu. Khanjaralbümü için &#8220;Ruins of Kara-Shehr&#8221; isimli parçaya bir klip daha çekildive bu klipte TRT, Dream TV gibi kanallarda uzun süre gösterimde kaldı.<br />
Bunlarındışında Moribund Oblivion Dream TV&#8217;de katıldığı bir programda canlı birperformans sergiledi bu program Moribund Oblivion&#8217;u Türkiye&#8217;de TV&#8217;decanlı çalan ilk black metal grubu yaptı.<br />
<br />
&#8220;Moribund Oblivion&#8221;2005 yılı mayıs ayında daha önceden çalıştığı müzik şirketinideğiştirdi ve 2. Yasal albümü &#8220;Machine Brain&#8221; için İstanbul&#8217;lu AtlantisMüzik şirketi ile anlaştı. Bu albümünde 2005 yılının Haziran ayıiçerisinde çıkartılması planlanıyor. Dünyada daha çok İskandinavlarıntekelinde olan black metal müzigini &#8220;Turkish Black Metal&#8221; ibaresiyle vemodern sounduyla dünyaya tanıtmaya çalışıyor. Khanjar albümü ileyurtdışında da tanınan grup Kanada başta olmak üzere birçok ülkedeciddi bir hayran kitlesi oluşturdu. Bu nedenle yeni albümün Khanjaralbümünde de olduğu gibi Kanada, Amerika, Japonya ve Balkanlarda satışasunulması için çalışmalar sürüyor.<br />
<br />
Grup Elemanları<br />
Bahadır Uludağlar - Gitar / Vokal<br />
Barbaros Kaynak - Klavye<br />
Fatih Kanık - Davul]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kronik]]></title>
			<link>http://sizinev.net/showthread.php?tid=14214</link>
			<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 17:16:31 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://sizinev.net/showthread.php?tid=14214</guid>
			<description><![CDATA[Kronik'in kuruluşu grup üyelerinin lisede aynı sınıfta okumalarının vehepsinin aynı müziğe tutkun olmalarının sonucu olarak ortaya çıkıyor.Favori grupları Motörhead olan Özer, Özgünay ve Fevzi yarım yamalakçalabildikleri aletleriyle liseyi bitirene kadar mahallenin kedi veköpeklerinin kafalarını şişiriyorlar. Her biri değişik bir üniversiteyikazanan üyeler içlerindeki metal ateşinin dayanılmaz sıcaklığıylakaçınılmaz olarak tekrar biraraya geliyorlar ve Kronik resmenkuruluyor. Yıl 1985.<br />
<br />
Çalışmalarını ise Esenler'de tek katlı birevde sürdürüyorlar. iş ciddiye binip, melodiler bulununca yine aynılisenin aynı sınıflarından Ertuğrul vokale, Aykut Mısırlı'da gitarageçiyor. İlk konserlerini 10 Haziran 1987'de Sadaks veViktoria(sonradan Poseidon oldu) ile Harbiye Muhsin ErtuğrulTiyatrosu'nda veriyorlar.<br />
<br />
O güne dek hiç Türk thrash grubudinlemeyen kitle arasında kulaktan kulağa yayılıyor Kronik adı. Busıralarda grup üyeleri bir arkadaşlarının elektronikçi dükkanında "Amfiyapıcaz" bahanesiyle vakit geçiriyorlar. İşte o sırada Levent Atılganadındaki arkadaş, Özgünay gruptan ayrılıp Phantom Voice'a geçince basçıolarak Kronik'e giriyor.<br />
<br />
Kronik kendini dinleyemeyenlertarafından şiddetle merak edilirken, bir başka özelliğiyle de dikkatçekiyor. Hayli zor olduğunu kendileri de kabul etmelerine rağmen Türkçesözlü thrash-black arası bir tür yapıyorlar. Ertuğrul ve Aykut'unayrılması sonucu, Levent bas'ın yanına bir de vokal ekliyor ve grup 3kişilik kadrosuyla gittikçe Venom'u andıran haline kavuşuyor.<br />
<br />
Grubunbir türlü istediği konser performansını yakalayamaması, grubu herkonserin içine sokuyor. 4 kez gittikleri Ankara'da sadece 1 kez konsereçıkabilmeleri ise gerçekten büyük şanssızlık.<br />
Ama en büyükşanssızlık Metafor, Headbangers ve Krampla çıkacakları konser öncesiafiş asarken nezarete atılmaları. Daha önce konser düzenlemişliklerivar ye, atlamışlar hemen çinekop gibi "Biz afiş asarız," diye.Aksaray'a kadar yaptıkları afişleme sırasında bir sorun çıkmasa da,Aksaray'da belli ki büyük bir operasyon yaptığını sanan bir iki polistarafından nezarete atılmışlar. Ertesi gün çıktıklarında ise herhaldeafiş asmaya tövbe etmişlerdir.<br />
<br />
Eloy Konseri sonrası Levent,grubun yeni kadrosundan ve yeni konumundan memnun olmadığı gerekçesiylegruptan ayrılıyor ve Critical Mass saflarına katılıyor. Bülent temelliyollanıyor, Ozan vokale geçiyor ve Özgünay Metalium'dan ayrılaraktekrar soluğu Kronik'te alıyor. 4 ay "Demo yapsak mı yapmasak mı?Yapsak ama para nerde?" diye düşünen grup, tüm şartları oturttuktansonra stüdyoya giriyor ama aksilik Özgünay ve Fevzi de gruptanayrılınca bu kez en az değişen mevki olan davulun arkasına İran asıllıTorab Majlesi oturuyor. Demo, özellikle Yunanistan'da acayip ilgigörüyor ve grup oraya konsere çağırılıyor ama Kronik bu, şanssızlık hiçyakasından eksik olur mu? Bu kez de davulcuları İranlı diye izinalamıyorlar ve gidemiyorlar. Faal olduklarını göstermek amacıylaBilsak'ta bir konser veriyorlar ardından bas'a Tolga Soyhan geliyor.<br />
<br />
Kasetsonrası Ozan Amerika'ya gidiyor ve vokale sürpriz bir isim olanSpinners'dan Zuhal geçiyor. Grubun son kadrosu vokalde Zuhal,gitarlarda Özer ve Tolga, basta Tolga ve davulda Torab'dan oluşuyor.Grup yeni kadrosuyla en kısa zamanda özlenen konserlerine başlıyor.Hakan Şavklı (Gitar) gruba katıldı.Laneth'li konserden önce, BurakÇömlekçi (Vocal) gruba katıldı.<br />
<br />
<br />
http://www.kronik.info/  linkten faydalanıp son haberlere ve gelişmelere bakabilirsiniz.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Kronik'in kuruluşu grup üyelerinin lisede aynı sınıfta okumalarının vehepsinin aynı müziğe tutkun olmalarının sonucu olarak ortaya çıkıyor.Favori grupları Motörhead olan Özer, Özgünay ve Fevzi yarım yamalakçalabildikleri aletleriyle liseyi bitirene kadar mahallenin kedi veköpeklerinin kafalarını şişiriyorlar. Her biri değişik bir üniversiteyikazanan üyeler içlerindeki metal ateşinin dayanılmaz sıcaklığıylakaçınılmaz olarak tekrar biraraya geliyorlar ve Kronik resmenkuruluyor. Yıl 1985.<br />
<br />
Çalışmalarını ise Esenler'de tek katlı birevde sürdürüyorlar. iş ciddiye binip, melodiler bulununca yine aynılisenin aynı sınıflarından Ertuğrul vokale, Aykut Mısırlı'da gitarageçiyor. İlk konserlerini 10 Haziran 1987'de Sadaks veViktoria(sonradan Poseidon oldu) ile Harbiye Muhsin ErtuğrulTiyatrosu'nda veriyorlar.<br />
<br />
O güne dek hiç Türk thrash grubudinlemeyen kitle arasında kulaktan kulağa yayılıyor Kronik adı. Busıralarda grup üyeleri bir arkadaşlarının elektronikçi dükkanında "Amfiyapıcaz" bahanesiyle vakit geçiriyorlar. İşte o sırada Levent Atılganadındaki arkadaş, Özgünay gruptan ayrılıp Phantom Voice'a geçince basçıolarak Kronik'e giriyor.<br />
<br />
Kronik kendini dinleyemeyenlertarafından şiddetle merak edilirken, bir başka özelliğiyle de dikkatçekiyor. Hayli zor olduğunu kendileri de kabul etmelerine rağmen Türkçesözlü thrash-black arası bir tür yapıyorlar. Ertuğrul ve Aykut'unayrılması sonucu, Levent bas'ın yanına bir de vokal ekliyor ve grup 3kişilik kadrosuyla gittikçe Venom'u andıran haline kavuşuyor.<br />
<br />
Grubunbir türlü istediği konser performansını yakalayamaması, grubu herkonserin içine sokuyor. 4 kez gittikleri Ankara'da sadece 1 kez konsereçıkabilmeleri ise gerçekten büyük şanssızlık.<br />
Ama en büyükşanssızlık Metafor, Headbangers ve Krampla çıkacakları konser öncesiafiş asarken nezarete atılmaları. Daha önce konser düzenlemişliklerivar ye, atlamışlar hemen çinekop gibi "Biz afiş asarız," diye.Aksaray'a kadar yaptıkları afişleme sırasında bir sorun çıkmasa da,Aksaray'da belli ki büyük bir operasyon yaptığını sanan bir iki polistarafından nezarete atılmışlar. Ertesi gün çıktıklarında ise herhaldeafiş asmaya tövbe etmişlerdir.<br />
<br />
Eloy Konseri sonrası Levent,grubun yeni kadrosundan ve yeni konumundan memnun olmadığı gerekçesiylegruptan ayrılıyor ve Critical Mass saflarına katılıyor. Bülent temelliyollanıyor, Ozan vokale geçiyor ve Özgünay Metalium'dan ayrılaraktekrar soluğu Kronik'te alıyor. 4 ay "Demo yapsak mı yapmasak mı?Yapsak ama para nerde?" diye düşünen grup, tüm şartları oturttuktansonra stüdyoya giriyor ama aksilik Özgünay ve Fevzi de gruptanayrılınca bu kez en az değişen mevki olan davulun arkasına İran asıllıTorab Majlesi oturuyor. Demo, özellikle Yunanistan'da acayip ilgigörüyor ve grup oraya konsere çağırılıyor ama Kronik bu, şanssızlık hiçyakasından eksik olur mu? Bu kez de davulcuları İranlı diye izinalamıyorlar ve gidemiyorlar. Faal olduklarını göstermek amacıylaBilsak'ta bir konser veriyorlar ardından bas'a Tolga Soyhan geliyor.<br />
<br />
Kasetsonrası Ozan Amerika'ya gidiyor ve vokale sürpriz bir isim olanSpinners'dan Zuhal geçiyor. Grubun son kadrosu vokalde Zuhal,gitarlarda Özer ve Tolga, basta Tolga ve davulda Torab'dan oluşuyor.Grup yeni kadrosuyla en kısa zamanda özlenen konserlerine başlıyor.Hakan Şavklı (Gitar) gruba katıldı.Laneth'li konserden önce, BurakÇömlekçi (Vocal) gruba katıldı.<br />
<br />
<br />
http://www.kronik.info/  linkten faydalanıp son haberlere ve gelişmelere bakabilirsiniz.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Ran]]></title>
			<link>http://sizinev.net/showthread.php?tid=14213</link>
			<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 17:13:09 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://sizinev.net/showthread.php?tid=14213</guid>
			<description><![CDATA[Cenk Ünnü ve Murat Çelik'ten oluşan Grup Ran;<br />
<br />
<br />
Murat ÇELİK<br />
Yüzeyakın albümde aranjör, yönetmen, enstrümanist, besteci, söz yazarı,tonmaister olarak çalıştı. 1996-2004 yılları arasında 4 adet solo albümçıkardı. 2000-2002 yılları arasında &#8220;Murat Çlx&#8221; adı altında 2enstrümantal albüm yapan Murat Çelik, 2006 da Cenk Ünnü ile birlikte&#8220;RAN&#8221; adlı grubu kurdu. Bir çok jingle ,reklam müziği, film müziğiçalışmalarının yanısıra kendine özgü slap-type gitar tekniği ve halkmüzikleri, rock, jazz karıştırmalarıyla (sentez değil) halauğraşmaktadır.<br />
<br />
Cenk ÜNNÜ<br />
1967 İstanbul doğumlu olan CenkÜnnü, 80&#8217; lerin sonları ve 90&#8217; ların başında birçok grupta çaldı. Halenkurucu üyesi olduğu Pentagram grubunda bateri çalmaktadır. Pentagramile beraber 5 stüdyo, 1 konser albümü ve yakında çıkacak olan DVD&#8217; dede yer almış, yurt içi ve yurt dışında bir çok konserde çalmıştır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Cenk Ünnü ve Murat Çelik'ten oluşan Grup Ran;<br />
<br />
<br />
Murat ÇELİK<br />
Yüzeyakın albümde aranjör, yönetmen, enstrümanist, besteci, söz yazarı,tonmaister olarak çalıştı. 1996-2004 yılları arasında 4 adet solo albümçıkardı. 2000-2002 yılları arasında &#8220;Murat Çlx&#8221; adı altında 2enstrümantal albüm yapan Murat Çelik, 2006 da Cenk Ünnü ile birlikte&#8220;RAN&#8221; adlı grubu kurdu. Bir çok jingle ,reklam müziği, film müziğiçalışmalarının yanısıra kendine özgü slap-type gitar tekniği ve halkmüzikleri, rock, jazz karıştırmalarıyla (sentez değil) halauğraşmaktadır.<br />
<br />
Cenk ÜNNÜ<br />
1967 İstanbul doğumlu olan CenkÜnnü, 80&#8217; lerin sonları ve 90&#8217; ların başında birçok grupta çaldı. Halenkurucu üyesi olduğu Pentagram grubunda bateri çalmaktadır. Pentagramile beraber 5 stüdyo, 1 konser albümü ve yakında çıkacak olan DVD&#8217; dede yer almış, yurt içi ve yurt dışında bir çok konserde çalmıştır.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kazım Koyuncu]]></title>
			<link>http://sizinev.net/showthread.php?tid=14212</link>
			<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 17:11:56 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://sizinev.net/showthread.php?tid=14212</guid>
			<description><![CDATA[Artvin'in Hopa ilçesinde, 7 Kasım 1971 tarihinde doğdu. Resmi doğumtarihi 10 Mayıs 1972'dir. Müziğe ortaokul birinci sınıfta mandolinçalarak başladı. Çocukluğu, "üstadım" dediği, "Kemençeci Yaşar" lakabıile tanınan Yaşar Turna'nın yanında türkü dinleyerek geçti. İstanbul'aüniversite eğitimi için geldikten sonra müzikle yoğun olarak uğraşmayabaşladı. İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'ni kazandı,bilahare ayrıldı. 20 yaşında iken, 1992'de Ali Elver&#8217;le "Dinmeyen" adlıözgün müzik grubunu kurdu ve profesyonel müzik yapmaya başladı.<br />
<br />
<br />
<br />
1993&#8217;teMehmedali Barış Beşli ile birlikte Zuğaşi Berepe ( Denizin Çocukları)adlı rock müzik grubunu kurdu. 1995'te Va Mişkunan (Bilmiyoruz),1998'de de İgzas (Gidiyor) adlı albümleri yapan grup, sınırlı sayıda(yalnızca 130 adet) basılmış bir konser albümü (Bruxel Live)çıkardıktan sonra 1999 yılında dağıldı.<br />
<br />
Kazım Koyuncu, tekbaşına müziğe devam etti ve Salkım Söğüt adlı projelerin ikincisinde 3şarkıyla yer aldı. 2001&#8217;de Viya adlı ilk solo albümünü çıkardı. Dahasonra Kanal D televizyonunda yayınlanan ve çok sevilen Gülbeyaz adlıdizinin hem müziklerini yaptı, hem de dizinin bazı bölümlerinde oyuncuolarak görev aldı ve bundan sonra yurt çapında tanınmaya başlandı. Dahasonra da Kemal Sahir Gürel ile birlikte Sultan Makamı adlı televizyondizisinin müziklerini hazırladı.<br />
Karadeniz müziğinin güçlütemsilcilerinden Fuat Saka, Volkan Konak ve Bayar Şahin ile birliktedüzenledikleri, büyük ilgi gören Hey Gidi Karadeniz konserler dizisininde öncülüğünü yaptı. Nisan 2004'te çıkardığı ikinci solo albümü Haydeile yoluna devam etti.<br />
<br />
<br />
<br />
2004'ünsonlarında akciğer kanseri (Bir çeşit testis kanseri olan tümörakciğerinde bulunduğundan akciğer kanseri etkisi yaratmıştır) teşhisikonuldu ve tedavi görmeye başladı. 25 Haziran 2005'de, 34 yaşında,tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi.<br />
<br />
ESERLERİ<br />
16şarkının 4 tanesi konser kaydı, 4 tanesi (Dünyada Bir Yerde, YalnızlığıAnla, Hoşçakal, Yine Burada) demo kayıt, geri kalanı ise farklıalbümlerde (Gitarın Asi Çocukları (Anılar Düştü Peşime), GrupPatika/Aşk Beni Büyütmedi (Ayrılık Şarkısı), Seyduna (Hayat), TuncayAkdoğan/Bir Nehir ki Ömrüm (Darbedar), Dinmeyen/Sisler Bulvarı (AskıdaYaşamak), dizi müziği (Le le le) yer alan Dünyada Bir Yerdeyim albümü !Halkevleri tarafından Ocak 2007 çıkartıldı.<br />
<br />
<br />
İNSAN YAŞAMAK İSTİYOR <br />
		   <br />
<br />
Kanser eskiden en büyük fobimdi .  <br />
<br />
İlkLazca rock müzik grubunu kuran Kazım Koyuncu yıldızlıktan uzak hayatgörüşü ve kaliteli müziğiyle tanınan genç bir müzisyen. Koyuncukanserle mücadele ediyordu.<br />
1972 - Hopada doğdu. İlk orta ve lise öğrenimini Hopada tamamladı.<br />
1989 - İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesine girdi.<br />
1990 - Çağdaş Sanat Atölyesinde çalışmaya başladı.<br />
1991- Ali Elver ile birlikte Dinmeyen müzik topluluğunu kurdu. Aynı yılÇağdaş Oyuncuların sahneye koyduğu Faşizmin korku ve sefaleti adlıoyunun müziklerini yaptı.<br />
1993 - Mehmedali Barış Beşli ile Dünyanın ilk ve tek Laz rock toplulugu Zuğaşi Berepeyi kurdu.<br />
1995 - Zuğaşi Berepe Va mişkunan<br />
1996 - Dinmeyen Sisler Bulvarı<br />
1998 - Zuğaşi Berepe Brüxel Liveve İgzas<br />
2000 - Salkım Söğüt 2adlı ortak çalışma<br />
2001 - İlk solo albüm Viya<br />
2002 - Gülbeyaz dizi müzikleri<br />
2003 - Kemal Sahir Gürel ile birlikte Sultan Makamıdizi müzikleri<br />
2004 - İkinci solo albüm Hayde sanatçının popülaritesini daha da arttırdı.<br />
<br />
Karadenizmüziğinin güçlü temsilcilerinden Fuat Saka Volkan Konak ve Bayar Şahinile birlikte düzenledikleri büyük ilgi gören Hey Gidi KaradenizKOnserler dizisininde öncülüğünü yaptı.<br />
2004 ün sonlarında akciğerkanseri teşhisi konuldu ve tedavi görmeye başladı.25 Haziran 2005de 33yaşında tedavi gördüğü Amerikan Hastanesi'nde yaşamını yitirdi... <br />
Nietzscheninbir sözü var Öldürmeyen şey bizi güçlendirir Güç güç de nereye kadar(gülüyor)... Uzun bir süre aklıma gelmedi bu soru. Aklıma geldiğinde desormamaya çalıştım. Çünkü haksız olduğumu biliyorum. O kadar acayiphayatlar var ki... Benim en büyük fobilerimdendi kanser. Kendihastalığımla ilgili bilgi almaya başladıkça rahatladım. Amaetrafımdakileri rahatlatmak daha zor oldu. Kanser tabii ki iyi bir şeydeğil ama biraz sakin olmalıyız. Bu konudaki cehaletimiz onuntedavisini etkileyebiliyor. Arkadaşlarım dünyanın sonu gelmiş gibikonuşunca moralim bozuluyor.<br />
<br />
<br />
<br />
VolkanKonak Çernobil sonrası kanser vakalarının arttığını söylemişti. Sizhastalığınızın bununla bağlantısı olabileceğini düşünüyor musunuz?<br />
Tabii.Neredeyse her ailede bir kanser vakası var ve bu tesadüf değil. Adamlarpişkin pişkin çıkıp çay içti karşımızda. Bunu yapan insan ya gerizekalıdır ya da çıkar gruplarına hizmet ediyordur. Eğer bu insanlarkarşımızda çay içeceklerine erken teşhis için birtakım çalışmalaryapsalardı sonuç daha farklı olurdu. Şimdi bunlar cinayet değil mi?Buna karşı önlem almamak o çok korktukları terörden daha kötü değil mi?Çok korktukları vatan hainleri var ya asıl vatan hainleri halkdüşmanları Osmanlıdan günümüze dek gelen bu tarz yöneticilerdir.<br />
<br />
Hastalığınızı ilk duyduğunuz zaman neler hissettiniz?<br />
İnsanen çok yaşamak istiyor. Yaşadığın her anın farkına varıyorsun. Kendimiöyle terbiye etmişim ki mülkiyet duygumun olmadığını fark ettim. Tekbırakamadığım şey sevgi ve insanlar... O sevgiye hepimizin ihtiyacıvar. İyileşeceğime inanıyorum. İyileştikten sonra gezmek istiyorum...<br />
<br />
1993yılında Denizin Çocukları ile çıktığı muzik yolculuğuna VİYA diyerekdevam eden son albümü HAYDE ile geniş dinleyici kitlesine ulaşan KazımKoyuncuSesimi kaybedersem beni vurun demişti Atatürk OlimpiyatStadındaki Trabzonspor-İstanbulspor maçına hastalığın tüm risklerinigöze alarak sırtındaki bordo mavili formayla gelmişti. Trabzonsporaşığı Kazım maçı izlerken tüm güzel şeylerin sebebi diye tanımladığıhayat arkadaşı Gönül ona ilaçlarını içiriyordu. O ise hala Trabzon diyebağırmaya çalışıyordu. O gün bağırmaktan sesi kısıldı. Skor 5-0olduğunda yüzünü görmeliydiniz. Maç çıkışı merdivenleri çıkarken birkolunu Gönülün Bir kolunu benim omzuma attı destek almak için.Zorlanıyor ama kalan çok az gücüyle Trabzonspor için ikimizin yaptığımarşı söylemeye çalışıyordu. O gün sesinin iyi çıktığı son günmüşbilemedik. Üç gün sonra hastaneye yattı ve sesini kaybetmeye başladı.Oysa kemoterapiler sırasında Bu hastalık her şeyimi yok edebilir amaeğer sesimi kaybedersem beni vurun. demişti. Ne hazindir ki onu hayatabağlayan sesi ondan önce sustu ve o bizi vurdu. Son günlerindegözleriyle ve yazarak konuşuyordu. Bir de hastalığını öğrenmeden bir aykadar önce, ehliyetini alınca çok sevinçliydi ve bir araba bakmayabaşladığını söylemişti. Sonra da Kimse arabama binmek istemiyorkorkuyor diye espri yapmıştı. Ben de üzülme ben binerim ölmektenkorkmuyorum demiştim ve gülmüştük. Arabayı alamadı ehliyeti de birçokşeyi gibi genç kaldı denizin çocuğunun.<br />
<br />
Veda;<br />
<br />
hiçbaşımızdan eksik olmayan gökyüzüne günün karanlık saatlerine ara sırakopsa da fırtınalara bir gün boğulacağımız denizlere eski günlere nelerolacağını bilmesek de geleceğe kötülüklerle dolu olsa bile tarihetarihin akışını düze çıkarmaya çalışan tüm güzel yüzlü çocuklaraDonkişotlara ateş hırsızlarına Ernesto çe Guevarayayollara-yolculuklara sevgililere sevişmelere sadece düşleyebildiğimizolamamazlıklara üşürken ısınmalara her şeyden sıcak annelere babalarave tadını bütün bunlardan alan şarkılara kendi sıcaklığımızıgönderiyoruz. Kötü şeyler gördük. Savaşlar katliamlar ölen-öldürülençocuklar gördük. Kendi dilini kendi kültürünü kendisini kaybedeninsanlar topluluklar gördük. Yanan köyler kentler ormanlar hayvanlargördük. Yoksul insanlar ağlayan anneler babalar her gün bile bilesokaklarda ölüme koşan tinerci çocuklar gördük. Biz de öldük. Ama herşeye rağmen bu yeryüzünde şarkılar söyledik. Teşekkürler dünya...<br />
<br />
 Gerçek boyutundan [ 737 x 538 ] 69% oranında küçültüldü - Tam boy görmek için tıklayınız<br />
<br />
<br />
<br />
Kendisiyöremizden yetişen çok önemli müzisyenlerden birisiydi.Karadenizin asive hırçın çocuğuydu.Malesef O'nu da aramızdan alan yinekanserdi.Çernobil,Kazım ve bir çok vatandaşımızın daha canını aldı.25Haziran 2005 yılında hayatını kaybetmişti.Ölümünün üzerinden 4 yılgeçti.Acısı ve cenazesi hala ilk günkü kadar taze.<br />
<br />
Unutulmadın,Karadenizin hırçın ve asi çocuğu Kazım...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Artvin'in Hopa ilçesinde, 7 Kasım 1971 tarihinde doğdu. Resmi doğumtarihi 10 Mayıs 1972'dir. Müziğe ortaokul birinci sınıfta mandolinçalarak başladı. Çocukluğu, "üstadım" dediği, "Kemençeci Yaşar" lakabıile tanınan Yaşar Turna'nın yanında türkü dinleyerek geçti. İstanbul'aüniversite eğitimi için geldikten sonra müzikle yoğun olarak uğraşmayabaşladı. İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'ni kazandı,bilahare ayrıldı. 20 yaşında iken, 1992'de Ali Elver&#8217;le "Dinmeyen" adlıözgün müzik grubunu kurdu ve profesyonel müzik yapmaya başladı.<br />
<br />
<br />
<br />
1993&#8217;teMehmedali Barış Beşli ile birlikte Zuğaşi Berepe ( Denizin Çocukları)adlı rock müzik grubunu kurdu. 1995'te Va Mişkunan (Bilmiyoruz),1998'de de İgzas (Gidiyor) adlı albümleri yapan grup, sınırlı sayıda(yalnızca 130 adet) basılmış bir konser albümü (Bruxel Live)çıkardıktan sonra 1999 yılında dağıldı.<br />
<br />
Kazım Koyuncu, tekbaşına müziğe devam etti ve Salkım Söğüt adlı projelerin ikincisinde 3şarkıyla yer aldı. 2001&#8217;de Viya adlı ilk solo albümünü çıkardı. Dahasonra Kanal D televizyonunda yayınlanan ve çok sevilen Gülbeyaz adlıdizinin hem müziklerini yaptı, hem de dizinin bazı bölümlerinde oyuncuolarak görev aldı ve bundan sonra yurt çapında tanınmaya başlandı. Dahasonra da Kemal Sahir Gürel ile birlikte Sultan Makamı adlı televizyondizisinin müziklerini hazırladı.<br />
Karadeniz müziğinin güçlütemsilcilerinden Fuat Saka, Volkan Konak ve Bayar Şahin ile birliktedüzenledikleri, büyük ilgi gören Hey Gidi Karadeniz konserler dizisininde öncülüğünü yaptı. Nisan 2004'te çıkardığı ikinci solo albümü Haydeile yoluna devam etti.<br />
<br />
<br />
<br />
2004'ünsonlarında akciğer kanseri (Bir çeşit testis kanseri olan tümörakciğerinde bulunduğundan akciğer kanseri etkisi yaratmıştır) teşhisikonuldu ve tedavi görmeye başladı. 25 Haziran 2005'de, 34 yaşında,tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi.<br />
<br />
ESERLERİ<br />
16şarkının 4 tanesi konser kaydı, 4 tanesi (Dünyada Bir Yerde, YalnızlığıAnla, Hoşçakal, Yine Burada) demo kayıt, geri kalanı ise farklıalbümlerde (Gitarın Asi Çocukları (Anılar Düştü Peşime), GrupPatika/Aşk Beni Büyütmedi (Ayrılık Şarkısı), Seyduna (Hayat), TuncayAkdoğan/Bir Nehir ki Ömrüm (Darbedar), Dinmeyen/Sisler Bulvarı (AskıdaYaşamak), dizi müziği (Le le le) yer alan Dünyada Bir Yerdeyim albümü !Halkevleri tarafından Ocak 2007 çıkartıldı.<br />
<br />
<br />
İNSAN YAŞAMAK İSTİYOR <br />
		   <br />
<br />
Kanser eskiden en büyük fobimdi .  <br />
<br />
İlkLazca rock müzik grubunu kuran Kazım Koyuncu yıldızlıktan uzak hayatgörüşü ve kaliteli müziğiyle tanınan genç bir müzisyen. Koyuncukanserle mücadele ediyordu.<br />
1972 - Hopada doğdu. İlk orta ve lise öğrenimini Hopada tamamladı.<br />
1989 - İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesine girdi.<br />
1990 - Çağdaş Sanat Atölyesinde çalışmaya başladı.<br />
1991- Ali Elver ile birlikte Dinmeyen müzik topluluğunu kurdu. Aynı yılÇağdaş Oyuncuların sahneye koyduğu Faşizmin korku ve sefaleti adlıoyunun müziklerini yaptı.<br />
1993 - Mehmedali Barış Beşli ile Dünyanın ilk ve tek Laz rock toplulugu Zuğaşi Berepeyi kurdu.<br />
1995 - Zuğaşi Berepe Va mişkunan<br />
1996 - Dinmeyen Sisler Bulvarı<br />
1998 - Zuğaşi Berepe Brüxel Liveve İgzas<br />
2000 - Salkım Söğüt 2adlı ortak çalışma<br />
2001 - İlk solo albüm Viya<br />
2002 - Gülbeyaz dizi müzikleri<br />
2003 - Kemal Sahir Gürel ile birlikte Sultan Makamıdizi müzikleri<br />
2004 - İkinci solo albüm Hayde sanatçının popülaritesini daha da arttırdı.<br />
<br />
Karadenizmüziğinin güçlü temsilcilerinden Fuat Saka Volkan Konak ve Bayar Şahinile birlikte düzenledikleri büyük ilgi gören Hey Gidi KaradenizKOnserler dizisininde öncülüğünü yaptı.<br />
2004 ün sonlarında akciğerkanseri teşhisi konuldu ve tedavi görmeye başladı.25 Haziran 2005de 33yaşında tedavi gördüğü Amerikan Hastanesi'nde yaşamını yitirdi... <br />
Nietzscheninbir sözü var Öldürmeyen şey bizi güçlendirir Güç güç de nereye kadar(gülüyor)... Uzun bir süre aklıma gelmedi bu soru. Aklıma geldiğinde desormamaya çalıştım. Çünkü haksız olduğumu biliyorum. O kadar acayiphayatlar var ki... Benim en büyük fobilerimdendi kanser. Kendihastalığımla ilgili bilgi almaya başladıkça rahatladım. Amaetrafımdakileri rahatlatmak daha zor oldu. Kanser tabii ki iyi bir şeydeğil ama biraz sakin olmalıyız. Bu konudaki cehaletimiz onuntedavisini etkileyebiliyor. Arkadaşlarım dünyanın sonu gelmiş gibikonuşunca moralim bozuluyor.<br />
<br />
<br />
<br />
VolkanKonak Çernobil sonrası kanser vakalarının arttığını söylemişti. Sizhastalığınızın bununla bağlantısı olabileceğini düşünüyor musunuz?<br />
Tabii.Neredeyse her ailede bir kanser vakası var ve bu tesadüf değil. Adamlarpişkin pişkin çıkıp çay içti karşımızda. Bunu yapan insan ya gerizekalıdır ya da çıkar gruplarına hizmet ediyordur. Eğer bu insanlarkarşımızda çay içeceklerine erken teşhis için birtakım çalışmalaryapsalardı sonuç daha farklı olurdu. Şimdi bunlar cinayet değil mi?Buna karşı önlem almamak o çok korktukları terörden daha kötü değil mi?Çok korktukları vatan hainleri var ya asıl vatan hainleri halkdüşmanları Osmanlıdan günümüze dek gelen bu tarz yöneticilerdir.<br />
<br />
Hastalığınızı ilk duyduğunuz zaman neler hissettiniz?<br />
İnsanen çok yaşamak istiyor. Yaşadığın her anın farkına varıyorsun. Kendimiöyle terbiye etmişim ki mülkiyet duygumun olmadığını fark ettim. Tekbırakamadığım şey sevgi ve insanlar... O sevgiye hepimizin ihtiyacıvar. İyileşeceğime inanıyorum. İyileştikten sonra gezmek istiyorum...<br />
<br />
1993yılında Denizin Çocukları ile çıktığı muzik yolculuğuna VİYA diyerekdevam eden son albümü HAYDE ile geniş dinleyici kitlesine ulaşan KazımKoyuncuSesimi kaybedersem beni vurun demişti Atatürk OlimpiyatStadındaki Trabzonspor-İstanbulspor maçına hastalığın tüm risklerinigöze alarak sırtındaki bordo mavili formayla gelmişti. Trabzonsporaşığı Kazım maçı izlerken tüm güzel şeylerin sebebi diye tanımladığıhayat arkadaşı Gönül ona ilaçlarını içiriyordu. O ise hala Trabzon diyebağırmaya çalışıyordu. O gün bağırmaktan sesi kısıldı. Skor 5-0olduğunda yüzünü görmeliydiniz. Maç çıkışı merdivenleri çıkarken birkolunu Gönülün Bir kolunu benim omzuma attı destek almak için.Zorlanıyor ama kalan çok az gücüyle Trabzonspor için ikimizin yaptığımarşı söylemeye çalışıyordu. O gün sesinin iyi çıktığı son günmüşbilemedik. Üç gün sonra hastaneye yattı ve sesini kaybetmeye başladı.Oysa kemoterapiler sırasında Bu hastalık her şeyimi yok edebilir amaeğer sesimi kaybedersem beni vurun. demişti. Ne hazindir ki onu hayatabağlayan sesi ondan önce sustu ve o bizi vurdu. Son günlerindegözleriyle ve yazarak konuşuyordu. Bir de hastalığını öğrenmeden bir aykadar önce, ehliyetini alınca çok sevinçliydi ve bir araba bakmayabaşladığını söylemişti. Sonra da Kimse arabama binmek istemiyorkorkuyor diye espri yapmıştı. Ben de üzülme ben binerim ölmektenkorkmuyorum demiştim ve gülmüştük. Arabayı alamadı ehliyeti de birçokşeyi gibi genç kaldı denizin çocuğunun.<br />
<br />
Veda;<br />
<br />
hiçbaşımızdan eksik olmayan gökyüzüne günün karanlık saatlerine ara sırakopsa da fırtınalara bir gün boğulacağımız denizlere eski günlere nelerolacağını bilmesek de geleceğe kötülüklerle dolu olsa bile tarihetarihin akışını düze çıkarmaya çalışan tüm güzel yüzlü çocuklaraDonkişotlara ateş hırsızlarına Ernesto çe Guevarayayollara-yolculuklara sevgililere sevişmelere sadece düşleyebildiğimizolamamazlıklara üşürken ısınmalara her şeyden sıcak annelere babalarave tadını bütün bunlardan alan şarkılara kendi sıcaklığımızıgönderiyoruz. Kötü şeyler gördük. Savaşlar katliamlar ölen-öldürülençocuklar gördük. Kendi dilini kendi kültürünü kendisini kaybedeninsanlar topluluklar gördük. Yanan köyler kentler ormanlar hayvanlargördük. Yoksul insanlar ağlayan anneler babalar her gün bile bilesokaklarda ölüme koşan tinerci çocuklar gördük. Biz de öldük. Ama herşeye rağmen bu yeryüzünde şarkılar söyledik. Teşekkürler dünya...<br />
<br />
 Gerçek boyutundan [ 737 x 538 ] 69% oranında küçültüldü - Tam boy görmek için tıklayınız<br />
<br />
<br />
<br />
Kendisiyöremizden yetişen çok önemli müzisyenlerden birisiydi.Karadenizin asive hırçın çocuğuydu.Malesef O'nu da aramızdan alan yinekanserdi.Çernobil,Kazım ve bir çok vatandaşımızın daha canını aldı.25Haziran 2005 yılında hayatını kaybetmişti.Ölümünün üzerinden 4 yılgeçti.Acısı ve cenazesi hala ilk günkü kadar taze.<br />
<br />
Unutulmadın,Karadenizin hırçın ve asi çocuğu Kazım...]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Gurgula]]></title>
			<link>http://sizinev.net/showthread.php?tid=14211</link>
			<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 17:09:08 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://sizinev.net/showthread.php?tid=14211</guid>
			<description><![CDATA[Dünyada ilk defa Lazca sözlü rock müzik yapan ZUĞAŞİ BEREPE (DenizinÇocukları) adlı grubun dağılması Rize/Pazar&#8217;da yaşayan iki genci çoketkiler. ZUĞAŞİ BEREPE&#8217;nin dağılmasıyla, Ömer ve İlker adındaki ikigençte grup kurma fikri doğar.<br />
<br />
Bu düşünceyi hayata geçirmekamacıyla 2000 yılnda Türkçe sözlü cover yapan NASTİ grubunun temelleriRize/Pazar'da atılılır ve Eskişehir&#8217;de kurulur. NASTİ adı altında küçüküniversite organizasyonlarında ve şenliklerde Türkçe sözlü cover grubuolarak sahne alırlar. Birkaç Türkçe bestelerin temelleri de bu dönemdeatıldı. 2000 yılının son aylarına kadar NASTİ olarak Türkçe sözlü rockyapan bir gruptur. Asıl amaçlanan düşünceyi gerçekleştirmek içinvokalde Ömer, gitarlarda İlker ve Gürcan, davulda Onur, basta Alper&#8217;denoluşan 5 kişilik kadrosuyla, 2001 yılında GURGULA (gök gürlemesi)olarak devam ederler. GURGULA ilk aylarda Lazca sözlü metal müzikyaparken daha sonra bir karar alarak metal müzikten uzaklaşıp daha softLazca sözlü rock yapmaya başlar. Bu süreçte Lazca sözlü bestelerinyanına Türkçe besteler de eklenir.<br />
<br />
GURGULA bu yöndeçalışmalarına devam ederken ZUĞAŞİ BEREPE&#8217;nin unutulmaz vokalistiKaradeniz&#8217;in hırçın sesi Kazım Koyuncu tarafından duyulur ve birtanışma gerçekleşir. Bu tanışmanın profesyonel müzik hayatına doğru birtırmanışın başlangıcı olmasıyla birlikte grup üzerinde olgunlaşmadönemi de başlamış olur. Kazım Koyuncu&#8217;nun kendilerine verdiğiönerileri dikkate alarak Lazca ve Türkçe sözlü beste çalışmalarınıhızlandırırlar. Kısa bir zaman sonra GURGULA Kazım Koyuncu tarafındanİstanbul&#8217;a çağrılarak 2002&#8217;nin başlarında 4 şarkılık (3 Lazca 1 Türkçe)demo kaydını yapar.<br />
<br />
Demoda şu çalışmalar yer almaktadır:<br />
<br />
ĞURERİ LETA (Ölü Toprak)<br />
Sİ MAZİREN (Seni Görüyorum)<br />
ZUĞA (Deniz: Deniz Gezmiş&#8217;e hitaben)<br />
YIRTIK FAHİŞE<br />
<br />
Busırada Alper gruptan ayrılır yerine Umut gruba katılır aynı dönemderitim gitarist Gürcan guruptan ayrılır. GURGULA olarak ilk konserlerini2003 yılında Eskişehir&#8217;de verirler. Beklenenin üstünde bir dinleyicikitlesiyle karşılaşılır. Grup, festival ve şenliklerde sahne almayadevam eder.<br />
Şuan gurgula tek kişi tarafından (Ömer grubun kurucusu ve solisti ) yaşatmaya devam etmekte.<br />
Devgibi kestane ağaçları altında çıplak ayak dolaştığımız buz gibisularında dudaklarımızın mosmor olana kadar balık tuttuğumuz fırtınanınçocuklarıyız hırçınlığımız isyanımız ondandır&#8230;<br />
<br />
Verilen bir söz var tutulacaktır...<br />
<br />
<br />
Web Sitesi: http://www.gurgula.biz]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Dünyada ilk defa Lazca sözlü rock müzik yapan ZUĞAŞİ BEREPE (DenizinÇocukları) adlı grubun dağılması Rize/Pazar&#8217;da yaşayan iki genci çoketkiler. ZUĞAŞİ BEREPE&#8217;nin dağılmasıyla, Ömer ve İlker adındaki ikigençte grup kurma fikri doğar.<br />
<br />
Bu düşünceyi hayata geçirmekamacıyla 2000 yılnda Türkçe sözlü cover yapan NASTİ grubunun temelleriRize/Pazar'da atılılır ve Eskişehir&#8217;de kurulur. NASTİ adı altında küçüküniversite organizasyonlarında ve şenliklerde Türkçe sözlü cover grubuolarak sahne alırlar. Birkaç Türkçe bestelerin temelleri de bu dönemdeatıldı. 2000 yılının son aylarına kadar NASTİ olarak Türkçe sözlü rockyapan bir gruptur. Asıl amaçlanan düşünceyi gerçekleştirmek içinvokalde Ömer, gitarlarda İlker ve Gürcan, davulda Onur, basta Alper&#8217;denoluşan 5 kişilik kadrosuyla, 2001 yılında GURGULA (gök gürlemesi)olarak devam ederler. GURGULA ilk aylarda Lazca sözlü metal müzikyaparken daha sonra bir karar alarak metal müzikten uzaklaşıp daha softLazca sözlü rock yapmaya başlar. Bu süreçte Lazca sözlü bestelerinyanına Türkçe besteler de eklenir.<br />
<br />
GURGULA bu yöndeçalışmalarına devam ederken ZUĞAŞİ BEREPE&#8217;nin unutulmaz vokalistiKaradeniz&#8217;in hırçın sesi Kazım Koyuncu tarafından duyulur ve birtanışma gerçekleşir. Bu tanışmanın profesyonel müzik hayatına doğru birtırmanışın başlangıcı olmasıyla birlikte grup üzerinde olgunlaşmadönemi de başlamış olur. Kazım Koyuncu&#8217;nun kendilerine verdiğiönerileri dikkate alarak Lazca ve Türkçe sözlü beste çalışmalarınıhızlandırırlar. Kısa bir zaman sonra GURGULA Kazım Koyuncu tarafındanİstanbul&#8217;a çağrılarak 2002&#8217;nin başlarında 4 şarkılık (3 Lazca 1 Türkçe)demo kaydını yapar.<br />
<br />
Demoda şu çalışmalar yer almaktadır:<br />
<br />
ĞURERİ LETA (Ölü Toprak)<br />
Sİ MAZİREN (Seni Görüyorum)<br />
ZUĞA (Deniz: Deniz Gezmiş&#8217;e hitaben)<br />
YIRTIK FAHİŞE<br />
<br />
Busırada Alper gruptan ayrılır yerine Umut gruba katılır aynı dönemderitim gitarist Gürcan guruptan ayrılır. GURGULA olarak ilk konserlerini2003 yılında Eskişehir&#8217;de verirler. Beklenenin üstünde bir dinleyicikitlesiyle karşılaşılır. Grup, festival ve şenliklerde sahne almayadevam eder.<br />
Şuan gurgula tek kişi tarafından (Ömer grubun kurucusu ve solisti ) yaşatmaya devam etmekte.<br />
Devgibi kestane ağaçları altında çıplak ayak dolaştığımız buz gibisularında dudaklarımızın mosmor olana kadar balık tuttuğumuz fırtınanınçocuklarıyız hırçınlığımız isyanımız ondandır&#8230;<br />
<br />
Verilen bir söz var tutulacaktır...<br />
<br />
<br />
Web Sitesi: http://www.gurgula.biz]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Karmate]]></title>
			<link>http://sizinev.net/showthread.php?tid=14210</link>
			<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 17:08:36 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://sizinev.net/showthread.php?tid=14210</guid>
			<description><![CDATA["KARMATE" kelimesi, Lazca'da "değirmen" anlamına gelmektedir. Grup, ilkolarak ''SO BULURT'' adı altında 2006'da kurulmuştur. Bu süreçteçeşitli konser ve etkinliklerde yer almıştır. Grup çeşitli sebeplerdendolayı bazı elemanlarıyla yolunu ayırmış; kurucu üyeler, Resul Dindarve İsmail Avcı (İsmanaşi) ile yoluna devam etmiştir. So Bulurt süreci,devam eden grup üyelerine önemli bir deneyim ve tecrübe kazandırmıştır.<br />
<br />
Grupüyeleri,''Herşeye, bilinçli olarak yeniden başlamak gerek, yeniumutlarla...&#8217;&#8217; diyor. Buna ilk olarak, isim değişikliğiyle başlayangrup, ismini KARMATE olarak değiştiriyor. KARMATE, ismi gibi üretiminadı olacak. Grup kişiliğini ve yeteneğini ispatlamış, Karadenizsevdalısı, bu kültürün sanatının ne denli hassasiyet gerektirdiğininbilincinde olan kişilerle kurulmuştur.<br />
<br />
Grup, Türkçe'nin dışında,çeşitli etnik dillerde ve ezgilerde şarkılarını seslendirmektedir.Grubun hedefi, kaybolmaya yüz tutmuş kültürleri, sanatlarıyla,insanlara tanıtmak, unutulmasını önlemek ve çeşitli coğrafyalaraulaşmaktır. ''Etnik kültürlerin müziğini icra edebilmek, özveri, enönemlisi sorumluluk gerektirir''diyen grup üyeleri, etnik dillerdekitürkü, ninni ve destanların hassas yapısını bozmadan çeşitlienstrümanlarla harmanlayıp rock altyapısıyla bizlere sunuyor.<br />
<br />
Grup üyeleri;<br />
<br />
Resul DİNDAR ( Vokal )<br />
Oktay ÜST ( Kemençe, Vokal )<br />
İsmail AVCI İsmanaşi ( Tulum )<br />
Gökhan ÖZKAN ( Akordion, Vokal )<br />
Muhterem SUR ( Buzuki, Lavta, Bağlama )<br />
Eshat ALPKAYA - Aliş ( Klasik Gitar )<br />
Yıldırım YALÇINKAYA ( Bas Gitar )<br />
Ömür ARSLAN ( Perküsyon )<br />
<br />
<br />
<br />
WebSitesi: http://www.karmate.org<br />
MySpace: http://www.myspace.com/grupkarmate]]></description>
			<content:encoded><![CDATA["KARMATE" kelimesi, Lazca'da "değirmen" anlamına gelmektedir. Grup, ilkolarak ''SO BULURT'' adı altında 2006'da kurulmuştur. Bu süreçteçeşitli konser ve etkinliklerde yer almıştır. Grup çeşitli sebeplerdendolayı bazı elemanlarıyla yolunu ayırmış; kurucu üyeler, Resul Dindarve İsmail Avcı (İsmanaşi) ile yoluna devam etmiştir. So Bulurt süreci,devam eden grup üyelerine önemli bir deneyim ve tecrübe kazandırmıştır.<br />
<br />
Grupüyeleri,''Herşeye, bilinçli olarak yeniden başlamak gerek, yeniumutlarla...&#8217;&#8217; diyor. Buna ilk olarak, isim değişikliğiyle başlayangrup, ismini KARMATE olarak değiştiriyor. KARMATE, ismi gibi üretiminadı olacak. Grup kişiliğini ve yeteneğini ispatlamış, Karadenizsevdalısı, bu kültürün sanatının ne denli hassasiyet gerektirdiğininbilincinde olan kişilerle kurulmuştur.<br />
<br />
Grup, Türkçe'nin dışında,çeşitli etnik dillerde ve ezgilerde şarkılarını seslendirmektedir.Grubun hedefi, kaybolmaya yüz tutmuş kültürleri, sanatlarıyla,insanlara tanıtmak, unutulmasını önlemek ve çeşitli coğrafyalaraulaşmaktır. ''Etnik kültürlerin müziğini icra edebilmek, özveri, enönemlisi sorumluluk gerektirir''diyen grup üyeleri, etnik dillerdekitürkü, ninni ve destanların hassas yapısını bozmadan çeşitlienstrümanlarla harmanlayıp rock altyapısıyla bizlere sunuyor.<br />
<br />
Grup üyeleri;<br />
<br />
Resul DİNDAR ( Vokal )<br />
Oktay ÜST ( Kemençe, Vokal )<br />
İsmail AVCI İsmanaşi ( Tulum )<br />
Gökhan ÖZKAN ( Akordion, Vokal )<br />
Muhterem SUR ( Buzuki, Lavta, Bağlama )<br />
Eshat ALPKAYA - Aliş ( Klasik Gitar )<br />
Yıldırım YALÇINKAYA ( Bas Gitar )<br />
Ömür ARSLAN ( Perküsyon )<br />
<br />
<br />
<br />
WebSitesi: http://www.karmate.org<br />
MySpace: http://www.myspace.com/grupkarmate]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[İstanbul Üniversitesi'nde Gerginlik]]></title>
			<link>http://sizinev.net/showthread.php?tid=14209</link>
			<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 16:49:35 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://sizinev.net/showthread.php?tid=14209</guid>
			<description><![CDATA[																																 İstanbul Üniversitesi'nde (İÜ), iki karşıt görüşlü öğrenci grubuarasında gerginlik yaşandı. İstiklal Marşı'nın kabulünün yıldönümündeetkinlik düzenlemek isteyen sağ görüşlü öğrenciler ile, "Üniversitedeprovokasyon yapılıyor." iddiasında bulunan sol görüşlü öğrencilerarasındaki gerginlik sürüyor.<br />
    <br />
Beyazıt'taki İÜ Öğrenci KültürMerkezi'nde sağ görüşlü öğrenciler, İstiklal Marşı'nın kabulününyıldönümünde etkinlik düzenledi. Solcu öğrenciler ise, dışarıdan başkakişilerin getirilip provokasyon yapılacağını iddia ederek kültürmerkezine girmek istedi. Güvenlik görevlileri de bu öğrencilere izinvermedi. Arbedenin ardından sol görüşlü öğrenciler kültür merkezinezorla girdi. Bu sırada, Süleymaniye tarafından bir grup sağ görüşlüöğrenci de kültür merkezine hareket etti. Yoğun güvenlik önlemi alanpolis, iki grup arasında tampon bölge oluşturdu.<br />
    <br />
    Üniversitedeki gerginlik sürüyor.<br />
    <br />
    Cihan]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[																																 İstanbul Üniversitesi'nde (İÜ), iki karşıt görüşlü öğrenci grubuarasında gerginlik yaşandı. İstiklal Marşı'nın kabulünün yıldönümündeetkinlik düzenlemek isteyen sağ görüşlü öğrenciler ile, "Üniversitedeprovokasyon yapılıyor." iddiasında bulunan sol görüşlü öğrencilerarasındaki gerginlik sürüyor.<br />
    <br />
Beyazıt'taki İÜ Öğrenci KültürMerkezi'nde sağ görüşlü öğrenciler, İstiklal Marşı'nın kabulününyıldönümünde etkinlik düzenledi. Solcu öğrenciler ise, dışarıdan başkakişilerin getirilip provokasyon yapılacağını iddia ederek kültürmerkezine girmek istedi. Güvenlik görevlileri de bu öğrencilere izinvermedi. Arbedenin ardından sol görüşlü öğrenciler kültür merkezinezorla girdi. Bu sırada, Süleymaniye tarafından bir grup sağ görüşlüöğrenci de kültür merkezine hareket etti. Yoğun güvenlik önlemi alanpolis, iki grup arasında tampon bölge oluşturdu.<br />
    <br />
    Üniversitedeki gerginlik sürüyor.<br />
    <br />
    Cihan]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Hüseyin Çelik, Büyükanıt'la Görüşmesini Anlattı]]></title>
			<link>http://sizinev.net/showthread.php?tid=14208</link>
			<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 16:47:19 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://sizinev.net/showthread.php?tid=14208</guid>
			<description><![CDATA[&#8220;2 saat 10 dakika oturduk, konuştuk. Bol çaylı, kahveli, ikramlı bir görüşme oldu".  								<br />
<br />
<br />
<br />
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, 27 Nisan&#8220;e-muhtıra&#8221;dan bir gün sonra dönemin Genelkurmay Başkanı OrgeneralYaşar Büyükanıt ile Genelkurmay Karargahı'ndaki görüşmenin detaylarınıilk kez anlattı.<br />
	KanalA&#8217;da yayınlanan &#8220;Görüş Farkı&#8221; programına katılan Çelik, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.<br />
	 <br />
	"BUNUN NERESİ MUHTIRA?"<br />
	 <br />
Hüseyin Çelik, geçtiğimiz günlerde &#8220;27 nisan bildirisi muhtıradeğildi&#8221; diyen Büyükanıt&#8217;ın 28 Nisan tarihinde kendisine de benzerşeyler söylediğini belirtti. O görüşmeyi ilk kez anlatan Çelik, &#8220;2 saat10 dakika oturduk, konuştuk. Bol çaylı, kahveli, ikramlı bir görüşmeoldu. Ben iddiaların ne kadar mesnetsiz, gerçekten uzak olduğunuanlattım. Netice itibarıyla sitemimi ilettim&#8221; dedi.<br />
	 <br />
Büyükanıt&#8217;ın kendisine verdiği cevabı da açıklayan Çelik,Büyükanıt'ın "Muhtıra verdiğimizi söylüyorlar, bunun neresi muhtıra?Sadece hassasiyetlerimizi ortaya koyduk, farklı noktalara çekiliyor&#8221;şeklindeki sözlerini aktardı. Çelik, "Ama biz hükümet olarak bildiriyimuhtıra olarak algıladık, ona göre cevap verdik. Hükümet bunu sineyeçekseydi, bildiri muhtıra olarak kalmaya devam ederdi. SayınBüyükanıt&#8217;ta gördüğüm şuydu: Muhtıra verilse asker muhtıraya sahipçıkardı. Orada, 'iyi ki bunu yaptık' diye bir hava sezmedim" dedi.<br />
	 <br />
	ANKA]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[&#8220;2 saat 10 dakika oturduk, konuştuk. Bol çaylı, kahveli, ikramlı bir görüşme oldu".  								<br />
<br />
<br />
<br />
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, 27 Nisan&#8220;e-muhtıra&#8221;dan bir gün sonra dönemin Genelkurmay Başkanı OrgeneralYaşar Büyükanıt ile Genelkurmay Karargahı'ndaki görüşmenin detaylarınıilk kez anlattı.<br />
	KanalA&#8217;da yayınlanan &#8220;Görüş Farkı&#8221; programına katılan Çelik, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.<br />
	 <br />
	"BUNUN NERESİ MUHTIRA?"<br />
	 <br />
Hüseyin Çelik, geçtiğimiz günlerde &#8220;27 nisan bildirisi muhtıradeğildi&#8221; diyen Büyükanıt&#8217;ın 28 Nisan tarihinde kendisine de benzerşeyler söylediğini belirtti. O görüşmeyi ilk kez anlatan Çelik, &#8220;2 saat10 dakika oturduk, konuştuk. Bol çaylı, kahveli, ikramlı bir görüşmeoldu. Ben iddiaların ne kadar mesnetsiz, gerçekten uzak olduğunuanlattım. Netice itibarıyla sitemimi ilettim&#8221; dedi.<br />
	 <br />
Büyükanıt&#8217;ın kendisine verdiği cevabı da açıklayan Çelik,Büyükanıt'ın "Muhtıra verdiğimizi söylüyorlar, bunun neresi muhtıra?Sadece hassasiyetlerimizi ortaya koyduk, farklı noktalara çekiliyor&#8221;şeklindeki sözlerini aktardı. Çelik, "Ama biz hükümet olarak bildiriyimuhtıra olarak algıladık, ona göre cevap verdik. Hükümet bunu sineyeçekseydi, bildiri muhtıra olarak kalmaya devam ederdi. SayınBüyükanıt&#8217;ta gördüğüm şuydu: Muhtıra verilse asker muhtıraya sahipçıkardı. Orada, 'iyi ki bunu yaptık' diye bir hava sezmedim" dedi.<br />
	 <br />
	ANKA]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Belçika'da 5 PKK'lı Tutuklandı]]></title>
			<link>http://sizinev.net/showthread.php?tid=14207</link>
			<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 16:45:28 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://sizinev.net/showthread.php?tid=14207</guid>
			<description><![CDATA[Tutuklananlar arasında Zübeyr Aydar ve Remzi Kartal da var.<br />
<br />
<br />
	<br />
Belçika'da geçen hafta terör örgütüPKK'ya yönelik geniş çaplı operasyonlarda gözaltına alınan 8 örgütüyesinden 7'si Brüksel'de ve biri Charleroi'de yoğun güvenlik önlemlerialtında mahkemeye çıkarıldı.<br />
    <br />
Brüksel mahkemesi, 4 Marttakibaskınlarda Brüksel ve Anvers'de gözaltına alınan 7 örgüt üyesinden,aralarında örgütün üst düzey Avrupa yöneticilerinden, kapatılan DEP'ineski milletvekilleri Remzi Kartal ve Zübeyr Aydar'ın da bulunduğu 5kişiyi tutuklarken 2'sini şartlı tahliye etti. Federal savcılık, 2şartlı tahliye kararına itiraz edeceğini açıkladı. Charleroi'dayakalanan PKK üyesi Naim Acar da çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.<br />
    <br />
Yaklaşık 150 örgüt yandaşı, mahkeme boyunca Brüksel adliyesi önündeeylem yaptı. Bina çevresinde yoğun güvenlik önlemi alan polisin gruptanbir kişiyi gözaltına aldığı öğrenildi.<br />
    <br />
Bu arada polisin dün sabah Anvers'de gözaltına alarak Brüksel'egetirdiği terör örgütü PKK'nın eski Belçika sorumlusu Sezai Uçar'ınsorgusunun ardından serbest bırakıldığı bildirildi. Uçar, 4 Marttakibaskınlarda ülke dışına kaçtığı için yakalanamamıştı.<br />
    <br />
Terör örgütü avukatları, mahkemenin ardından basına yaptıklarıaçıklamalarda, sanıklara son operasyonla ilgili soru yöneltilmediğini,2 yıl önceki baskınlarda ele geçirilen kanıtlar üzerinde durulduğunusavundu.<br />
    <br />
Belçika'da Nisan 2008'de terör örgütüne yönelik Brüksel, Liege veVerviers kentlerindeki operasyonlarda, savcılığın "terör eğitimialmakta olduğunu" belirlediği 29 kadın gözaltına alınmış, bunlarınbüyük çoğunluğu "teknik ve bürokratik bir sorun" gerekçe gösterilerekserbest bırakılmıştı.<br />
    <br />
Brüksel ve Charleroi savcılıklarınca gerçekleştirilen son operasyonda,terör örgütü PKK "aralarında Belçika'nın da bulunduğu Batı Avrupaülkelerinde gençleri silahlı terörizm eğitimine sürüklemekle, haraçtoplamakla, sahte belgelerle insan kaçakçılığı yapmakla ve yayınyoluyla örgütsel iletişimini sağlamakla" suçlanıyor.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
	<br />
AA]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Tutuklananlar arasında Zübeyr Aydar ve Remzi Kartal da var.<br />
<br />
<br />
	<br />
Belçika'da geçen hafta terör örgütüPKK'ya yönelik geniş çaplı operasyonlarda gözaltına alınan 8 örgütüyesinden 7'si Brüksel'de ve biri Charleroi'de yoğun güvenlik önlemlerialtında mahkemeye çıkarıldı.<br />
    <br />
Brüksel mahkemesi, 4 Marttakibaskınlarda Brüksel ve Anvers'de gözaltına alınan 7 örgüt üyesinden,aralarında örgütün üst düzey Avrupa yöneticilerinden, kapatılan DEP'ineski milletvekilleri Remzi Kartal ve Zübeyr Aydar'ın da bulunduğu 5kişiyi tutuklarken 2'sini şartlı tahliye etti. Federal savcılık, 2şartlı tahliye kararına itiraz edeceğini açıkladı. Charleroi'dayakalanan PKK üyesi Naim Acar da çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.<br />
    <br />
Yaklaşık 150 örgüt yandaşı, mahkeme boyunca Brüksel adliyesi önündeeylem yaptı. Bina çevresinde yoğun güvenlik önlemi alan polisin gruptanbir kişiyi gözaltına aldığı öğrenildi.<br />
    <br />
Bu arada polisin dün sabah Anvers'de gözaltına alarak Brüksel'egetirdiği terör örgütü PKK'nın eski Belçika sorumlusu Sezai Uçar'ınsorgusunun ardından serbest bırakıldığı bildirildi. Uçar, 4 Marttakibaskınlarda ülke dışına kaçtığı için yakalanamamıştı.<br />
    <br />
Terör örgütü avukatları, mahkemenin ardından basına yaptıklarıaçıklamalarda, sanıklara son operasyonla ilgili soru yöneltilmediğini,2 yıl önceki baskınlarda ele geçirilen kanıtlar üzerinde durulduğunusavundu.<br />
    <br />
Belçika'da Nisan 2008'de terör örgütüne yönelik Brüksel, Liege veVerviers kentlerindeki operasyonlarda, savcılığın "terör eğitimialmakta olduğunu" belirlediği 29 kadın gözaltına alınmış, bunlarınbüyük çoğunluğu "teknik ve bürokratik bir sorun" gerekçe gösterilerekserbest bırakılmıştı.<br />
    <br />
Brüksel ve Charleroi savcılıklarınca gerçekleştirilen son operasyonda,terör örgütü PKK "aralarında Belçika'nın da bulunduğu Batı Avrupaülkelerinde gençleri silahlı terörizm eğitimine sürüklemekle, haraçtoplamakla, sahte belgelerle insan kaçakçılığı yapmakla ve yayınyoluyla örgütsel iletişimini sağlamakla" suçlanıyor.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
	<br />
AA]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[&quot;Beni Aptal Yerine Koyuyorlar&quot;]]></title>
			<link>http://sizinev.net/showthread.php?tid=14206</link>
			<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 16:43:09 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://sizinev.net/showthread.php?tid=14206</guid>
			<description><![CDATA[ABD Barack Obama, her gün Beyaz Saray'a kendi adına gönderilen 40 bin mektubun yarısında kendisinin aptal yerine koyulduğundan dert yandı.<br />
<br />
<br />
<br />
Missouri eyaletindeti Saint Louis'de bir toplantıda, yardımcılarının her gün özel dairesine çekilirken okuması için 10 mektup seçtiğini esprili biçimde anlatan Obama, ''Size söyleyeyim, yardımcılarım çok fazla tarafsız çünkü bu mektupların yarısında aptal yerine koyuluyorum'' dedi.<br />
<br />
Daha ciddi bir tonla, genellikle yaşlı vatandaşların kendilerine yönelik Medicare sağlık sistemine dokunmamasını istediklerini de ifade eden Obama, bu kişilere yazdığı yanıtlarda bu programın federal hükümet tarafından finanse edildiğini hatırlattığını söyledi.<br />
<br />
ABD Başkanı Obama, sık sık her gün Beyaz Saray'a yığınla mektup geldiğinden söz ediyor ve bu mektupları okumanın Amerikalılarla iletişimde kalmasına yardımcı olduğunu anlatıyor.<br />
<br />
AA<br />
<br />
HaberTurk]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[ABD Barack Obama, her gün Beyaz Saray'a kendi adına gönderilen 40 bin mektubun yarısında kendisinin aptal yerine koyulduğundan dert yandı.<br />
<br />
<br />
<br />
Missouri eyaletindeti Saint Louis'de bir toplantıda, yardımcılarının her gün özel dairesine çekilirken okuması için 10 mektup seçtiğini esprili biçimde anlatan Obama, ''Size söyleyeyim, yardımcılarım çok fazla tarafsız çünkü bu mektupların yarısında aptal yerine koyuluyorum'' dedi.<br />
<br />
Daha ciddi bir tonla, genellikle yaşlı vatandaşların kendilerine yönelik Medicare sağlık sistemine dokunmamasını istediklerini de ifade eden Obama, bu kişilere yazdığı yanıtlarda bu programın federal hükümet tarafından finanse edildiğini hatırlattığını söyledi.<br />
<br />
ABD Başkanı Obama, sık sık her gün Beyaz Saray'a yığınla mektup geldiğinden söz ediyor ve bu mektupları okumanın Amerikalılarla iletişimde kalmasına yardımcı olduğunu anlatıyor.<br />
<br />
AA<br />
<br />
HaberTurk]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Obama'dan Osmanlı Açıklaması]]></title>
			<link>http://sizinev.net/showthread.php?tid=14205</link>
			<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 16:39:34 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://sizinev.net/showthread.php?tid=14205</guid>
			<description><![CDATA[ABD Başkanı Beyaz Saray'da Yunan Milli Günü resepsiyonuna katıldı.<br />
<br />
<br />
<br />
ABD Başkanı Barack Obama, Yunanistan'ın Osmanlı egemenliğinden ayrılmasının yıl dönümüyle ilgili olarak, "Bugün, 189 yıl önce bir piskoposun dağlardaki bir manastırda nasıl ayağa kalkıp, Yunan bayrağını kaldırıp, bağımsızlığı ilan ettiğini ve demokrasiyi doğduğu yere geri getirme mücadelesini başlattığını hatırlayacağız" dedi.<br />
<br />
Beyaz Saray'da, Yunanistan'ın Osmanlı egemenliğinden ayrılmasının 189'uncu yıl dönümü dolayısıyla her yıl olduğu gibi bu yıl da Yunan Milli Günü resepsiyonu düzenlendi.<br />
<br />
Yunan Milli Günü'nün 25 Mart olmasına karşın Papandreu'nun Washington'da bulunması ve Obama'nın o tarihlerde Asya turuna çıkacak olması nedeniyle bu yıl erken düzenlenen resepsiyona, ABD Başkanı Obama ve eşi Michelle Obama, Washington'da temaslarda bulunan Yunanistan Başbakanı Yorgo Papandreu ve eşi Ada Papandreu, Amerikan Rum Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu Demetrios, Kongre üyeleri, Yunanistan ve Kıbrıs Rum yönetiminin Washington büyükelçileri, Yunan asıllı Amerikalı yetkililerle çok sayıda davetli katıldı.<br />
<br />
Obama, resepsiyonda yaptığı konuşmada, ABD'nin, Yunan halkının hem iyi hem de kötü zamanlarında dostu olduğunu söyledi.<br />
<br />
Obama, "Şu an sadece tarihteki tek bir anı kutlamadıklarını, tüm çağlar boyunca Yunanistan ve halkını tanımlayan 'filotimo' ruhunun (onura duyulan sevginin) anısını canlandırdıklarını" ifade etti.<br />
<br />
Antik dönemdeki şehir devletlerinin demokrasi anlayışının ABD'nin kurucu nesline ilham verdiğini söyleyen Obama, Yunan metinlerindeki "asalet ve erdem duygusunun" dünyanın her köşesindeki öğrencilere öğretildiğini, annesinin de küçükken Endonezya'da yaşadıkları dönemde kendisini sabahın erken saatinde uyandırıp Yunan mitolojisine dair kitaplar okuduğunu anlattı.<br />
<br />
Yunanistan'ın "bağımsızlık mücadelesine" Yunan asıllı Amerikalılardan da yardım geldiğini, aynı yardımı ABD'nin "birliğinin" korunması için verilen mücadelede Amerikalı Yunanlıların da yaptığını söyleyen Obama, iki dünya savaşı ve soğuk savaş boyunca ABD'nin "Yunanlı müttefikleri ve dostlarının" yanında yer aldığını kaydetti.<br />
<br />
"KIBRIS'TA ADİL ÇÖZÜM"<br />
<br />
Obama, "Yunanistan'ın günümüzde güvenlik ve istikrarın geliştirilmesi, Kıbrıs'ta adil ve nihai bir çözümün sağlanması, Balkanların Avrupa'ya tam olarak entegre edilmesi ve Yunan Başbakanı Papandreu'nun Türkiye ile ilişkilerin geliştirilmesine yönelik kişisel çalışma yürütmesi" gibi konulara atıf yaparak, Papandreu'ya hitaben, "liderliğiniz için teşekkür ederiz" dedi.<br />
<br />
Obama, şöyle devam etti:<br />
<br />
"Filotimo, aynı zamanda haysiyet ve saygı hissi demek. Bu, nesiller boyunca Yunan asıllı Amerikalılara, tüm Amerikalıların istediği şeylerin uğrunda mücadele etmeye, hayallerinin peşinde koşmaya, Tanrı vergisi potansiyellerini hayata geçirmeye, çocuklarımıza daha iyi bir hayat sunmaya sevk eden bir kararlılık, bir başpiskoposun yıllar önce bir dağın tepesinde bayrağı kaldırmasına neden olan tek umut, önümüzdeki yıllarda çalışmalarımıza rehberlik edecek derin dostluk hissi..."<br />
<br />
PAPANDREU <br />
<br />
Yunanistan Başbakanı Yorgo Papandreu da mali kriz içindeki Yunan ekonomisini rayına oturtmak için kararlılıkla ne gerekiyorsa yaptıklarını söyledi.<br />
<br />
"Ülkesinin, Balkanlar'ın barış ve istikrarı için oynadığı stratejik rolün ilerletilmesi, Kıbrıs ve Türk-Yunan ilişkilerine dair sorunların çözümünün teşviki yolunda ellerinden gelen gayreti gösterdiklerini" ifade eden Papandreu, "bu zor zamanda" Yunanistan'a verdiği destekten ötürü Obama'ya teşekkür etti.<br />
<br />
Amerikan Rum Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu Demetrios da "Dev ve çok iyi organize olmuş Osmanlı askeri karşısında, zorlukla bir araya gelmiş, silah ve mühimmat bakımından kıt imkanlara sahip 'devrimci, kahraman' Yunanlılar, tüm zorluklara ve karamsar tahminlere rağmen imkansızı başardı. Kudretli bir imparatorluğu yenilgiye uğrattı, zafer kazandı, 400 yıllık yabancı işgalinden sonra özgür ve bağımsız bir yeni Yunan devleti kurdu" ifadesini kullandı.<br />
<br />
"Sıradan insanları olağanüstü askeri planlamacılar haline getiren ve deneyimli Osmanlı ordusunu yenen zekaya teşekkür ederim" diyen Demetrios, Obama'ya da Fener Rum Patrikhanesi konusundaki desteğinden dolayı teşekkür etti ve kendisinden Kıbrıs konusunda da desteğini artırmasını beklediklerini söyledi.<br />
<br />
AA]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[ABD Başkanı Beyaz Saray'da Yunan Milli Günü resepsiyonuna katıldı.<br />
<br />
<br />
<br />
ABD Başkanı Barack Obama, Yunanistan'ın Osmanlı egemenliğinden ayrılmasının yıl dönümüyle ilgili olarak, "Bugün, 189 yıl önce bir piskoposun dağlardaki bir manastırda nasıl ayağa kalkıp, Yunan bayrağını kaldırıp, bağımsızlığı ilan ettiğini ve demokrasiyi doğduğu yere geri getirme mücadelesini başlattığını hatırlayacağız" dedi.<br />
<br />
Beyaz Saray'da, Yunanistan'ın Osmanlı egemenliğinden ayrılmasının 189'uncu yıl dönümü dolayısıyla her yıl olduğu gibi bu yıl da Yunan Milli Günü resepsiyonu düzenlendi.<br />
<br />
Yunan Milli Günü'nün 25 Mart olmasına karşın Papandreu'nun Washington'da bulunması ve Obama'nın o tarihlerde Asya turuna çıkacak olması nedeniyle bu yıl erken düzenlenen resepsiyona, ABD Başkanı Obama ve eşi Michelle Obama, Washington'da temaslarda bulunan Yunanistan Başbakanı Yorgo Papandreu ve eşi Ada Papandreu, Amerikan Rum Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu Demetrios, Kongre üyeleri, Yunanistan ve Kıbrıs Rum yönetiminin Washington büyükelçileri, Yunan asıllı Amerikalı yetkililerle çok sayıda davetli katıldı.<br />
<br />
Obama, resepsiyonda yaptığı konuşmada, ABD'nin, Yunan halkının hem iyi hem de kötü zamanlarında dostu olduğunu söyledi.<br />
<br />
Obama, "Şu an sadece tarihteki tek bir anı kutlamadıklarını, tüm çağlar boyunca Yunanistan ve halkını tanımlayan 'filotimo' ruhunun (onura duyulan sevginin) anısını canlandırdıklarını" ifade etti.<br />
<br />
Antik dönemdeki şehir devletlerinin demokrasi anlayışının ABD'nin kurucu nesline ilham verdiğini söyleyen Obama, Yunan metinlerindeki "asalet ve erdem duygusunun" dünyanın her köşesindeki öğrencilere öğretildiğini, annesinin de küçükken Endonezya'da yaşadıkları dönemde kendisini sabahın erken saatinde uyandırıp Yunan mitolojisine dair kitaplar okuduğunu anlattı.<br />
<br />
Yunanistan'ın "bağımsızlık mücadelesine" Yunan asıllı Amerikalılardan da yardım geldiğini, aynı yardımı ABD'nin "birliğinin" korunması için verilen mücadelede Amerikalı Yunanlıların da yaptığını söyleyen Obama, iki dünya savaşı ve soğuk savaş boyunca ABD'nin "Yunanlı müttefikleri ve dostlarının" yanında yer aldığını kaydetti.<br />
<br />
"KIBRIS'TA ADİL ÇÖZÜM"<br />
<br />
Obama, "Yunanistan'ın günümüzde güvenlik ve istikrarın geliştirilmesi, Kıbrıs'ta adil ve nihai bir çözümün sağlanması, Balkanların Avrupa'ya tam olarak entegre edilmesi ve Yunan Başbakanı Papandreu'nun Türkiye ile ilişkilerin geliştirilmesine yönelik kişisel çalışma yürütmesi" gibi konulara atıf yaparak, Papandreu'ya hitaben, "liderliğiniz için teşekkür ederiz" dedi.<br />
<br />
Obama, şöyle devam etti:<br />
<br />
"Filotimo, aynı zamanda haysiyet ve saygı hissi demek. Bu, nesiller boyunca Yunan asıllı Amerikalılara, tüm Amerikalıların istediği şeylerin uğrunda mücadele etmeye, hayallerinin peşinde koşmaya, Tanrı vergisi potansiyellerini hayata geçirmeye, çocuklarımıza daha iyi bir hayat sunmaya sevk eden bir kararlılık, bir başpiskoposun yıllar önce bir dağın tepesinde bayrağı kaldırmasına neden olan tek umut, önümüzdeki yıllarda çalışmalarımıza rehberlik edecek derin dostluk hissi..."<br />
<br />
PAPANDREU <br />
<br />
Yunanistan Başbakanı Yorgo Papandreu da mali kriz içindeki Yunan ekonomisini rayına oturtmak için kararlılıkla ne gerekiyorsa yaptıklarını söyledi.<br />
<br />
"Ülkesinin, Balkanlar'ın barış ve istikrarı için oynadığı stratejik rolün ilerletilmesi, Kıbrıs ve Türk-Yunan ilişkilerine dair sorunların çözümünün teşviki yolunda ellerinden gelen gayreti gösterdiklerini" ifade eden Papandreu, "bu zor zamanda" Yunanistan'a verdiği destekten ötürü Obama'ya teşekkür etti.<br />
<br />
Amerikan Rum Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu Demetrios da "Dev ve çok iyi organize olmuş Osmanlı askeri karşısında, zorlukla bir araya gelmiş, silah ve mühimmat bakımından kıt imkanlara sahip 'devrimci, kahraman' Yunanlılar, tüm zorluklara ve karamsar tahminlere rağmen imkansızı başardı. Kudretli bir imparatorluğu yenilgiye uğrattı, zafer kazandı, 400 yıllık yabancı işgalinden sonra özgür ve bağımsız bir yeni Yunan devleti kurdu" ifadesini kullandı.<br />
<br />
"Sıradan insanları olağanüstü askeri planlamacılar haline getiren ve deneyimli Osmanlı ordusunu yenen zekaya teşekkür ederim" diyen Demetrios, Obama'ya da Fener Rum Patrikhanesi konusundaki desteğinden dolayı teşekkür etti ve kendisinden Kıbrıs konusunda da desteğini artırmasını beklediklerini söyledi.<br />
<br />
AA]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>